Erbil (Rûdaw) - Rûdaw’a konuşan Özerk Yönetim Şam Temsilcisi Abdulkerim Omer, Suriye’de yeni bir dönemin kapısının aralandığını belirterek, "YPJ (Kadın Savunma Birlikleri), Suriye İçişleri Bakanlığı bünyesinde özel bir güç olarak yer almayı kabul etti" dedi.
Rojava Özerk Yönetimi’nin Şam Temsilcisi Abdulkerim Omer, Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin Şam ziyaretiyle eş zamanlı olarak Rûdaw TV’de Dilbixwin Dara’nın bültenine konuk oldu.
Omer, Şam ile yürütülen müzakerelerdeki son durumu, kurumların entegrasyonunu ve Kürt siyasetinin geleceğini tüm ayrıntılarıyla paylaştı.
Abdulkerim Omer, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Şam’da üst düzey temaslarda bulunacağını teyit ederek şunları söyledi:
"Bildiğim kadarıyla General Mazlum Abdi ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara arasında bir görüşme gerçekleşecek. Bu görüşme ya bu akşam ya da yarın sabah olacak. Kürdistan Bölgesi, ABD ve Fransa, görüşlerin yakınlaşması ve bu diyalog aşamasına gelinmesi için çok önemli bir rol üstlendiler. Sayın Neçirvan Barzani de şu an bu sürecin pratikleşmesi için bizzat devrede."
YPJ, İçişleri Bakanlığı bünyesinde özel güç olacak
Müzakerelerdeki en kritik başlıklardan biri olan askeri birimlerin entegrasyonu (29 Ocak Mutabakatı) hakkında bilgi veren Omer, YPJ’nin statüsüyle ilgili sağlanan uzlaşıyı ilk kez açıkladı.
Omer, "Suriye Savunma Bakanlığı, kendi yapılarında kadın birliklerinin bulunmadığını bildirdi. Bu nedenle YPJ’nin İçişleri Bakanlığı bünyesine katılması önerildi. YPJ bu öneriyi kabul etti. Kadın birliklerimiz; bir grup, bir güç veya özel bir anti-terör gücü olarak toplu bir şekilde İçişleri Bakanlığı’na bağlı olarak görev yapacak. Bu, kurumların entegrasyonu (29 Ocak Anlaşması) açısından çok önemli bir aşamadır” ifadelerini kullandı.
“Kürdistan Bayrağı hepimiz için bir onurdur”
Başkan Neçirvan Barzani’nin Şam’da resmi törenle ve Kürdistan Bayrağı ile karşılanmasını değerlendiren Omer, "Kürdistan’ın hangi parçasında diplomatik bir başarı elde edilirse, bu tüm Kürtlerin başarısıdır. Sayın Neçirvan Barzani’nin Şam’da, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Kürdistan Bayrağı ile karşılanması tarihi bir tablodur. Ortadoğu’nun bu hassas ve nazik döneminde; Erbil, Bağdat ve Şam arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi Suriye’nin geleceği için hayati önemdedir. Sayın Barzani’nin rolü, müzakerelerdeki engelleri kaldırmada belirleyicidir" dedi.
"Kürt Sorunu sadece idari bir mesele değildir"
Kürt meselesinin sadece kurumların devletle birleşmesinden ibaret olmadığını vurgulayan Abdulkerim Omer, sorunun "siyasi statü" ve "ortaklık" temelinde çözülmesi gerektiğini belirtti.
Omer, şu ifadeleri kullandı:
"Kürt sorunu siyasi bir sorundur. Suriye Parlamentosu’nda Kürtler ikinci büyük ulustur. Ancak Suriye genelinde tanınan bir Kürt siyasetçi, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı için aday olduğunda sadece 10 oy alabiliyor. Bu sistemdeki tıkanıklığı gösteriyor. Mesele sadece parlamentodaki sayılar değil; siyasi anlaşmalardır. Bu yüzden 26 Nisan’da tüm Kürt partilerinin, aydınların ve sivil toplumun katıldığı konferansta alınan kararlar ve oluşturulan komite, bu hakların anayasal düzeyde tescil edilmesini istiyor."
Eğitim ve anadilde ısrar
Omer, görüşmelerde sadece askeri başlıkların değil, eğitim ve Kürtçe anadil haklarının da tartışıldığını belirterek, "Kürtçe eğitim sistemi ve diğer birçok konuda hâlâ aşılması gereken zorluklar var. Bu konuların Şam yönetimiyle derinlemesine tartışılması gerekiyor. Sayın Neçirvan Barzani’nin bu ziyareti, bu tür idari ve siyasi tıkanıklıkların pratik olarak aşılmasında rol oynayacaktır" dedi.
Şam’a çağrı: "Kürtleri gerçek ortak yapın"
Abdulkerim Omer, Şam yönetiminin zihniyet değişikliğine gitmesi gerektiğini vurgulayarak konuşmasını şöyle tamamladı:
"Şam hükümetiyle olan sorunlarımız aslında tüm Suriye’nin demokrasi sorunudur. Temel meselemiz 'Şeraket' (Gerçek Ortaklık) ilkesidir. Hükümet şimdiye kadar attığı adımlarda halkı kendine gerçek ortak yapmadı. Bu zihniyet değişmedikçe sorunlar çözülmez. Suriye’nin kimliği ve yönetim biçimi yeniden tartışılmalıdır. Kürtler, Suriye’nin temel bir parçasıdır ve anayasal düzeyde gerçek bir ortak olmalıdır. Sadece birkaç memurluk vererek bu dava çözülemez. Biz Şam ile tek sesle konuşup bu tarihi fırsatı Kürt halkının lehine değerlendirmek istiyoruz."


