Erbil (Rûdaw) - Kürdistan Demokratik Barış Partisi (Partiya Aştiya Demokratîk a Kurdistanê) Genel Başkanı Telal Muhammed, yeni Suriye’de Araplaştırma politikalarının sonuçlarının "geçiş dönemi adaleti" çerçevesinde çözülmesi gerektiğini söyledi.
Telal Muhammed, Rûdaw’a yaptığı özel açıklamada, Baas rejiminin Suriye’deki Kürt halkına yönelik yürüttüğü yıkıcı politikaların etkilerine değindi.
Muhammed, ülkenin yeni döneminde bu sorunların hukuki ve anayasal yollarla çözüme kavuşturulmasını talep etti.
Baas rejiminin 50 yıllık iktidarı boyunca Kürt halkının ulusal varlığını, kültürünü ve meşru haklarını sistematik olarak hedef aldığını belirten Muhammed, şunları söyledi:
"Faşist Baas rejimi, bölgenin demografisini değiştirmek amacıyla Kürt bölgelerini Araplaştırmaya başladı. Bu kapsamda 'Arap Kemeri' gibi projeler dayatıldı. Ayrıca tüm şehir, kasaba, köy ve dağların Kürtçe isimleri Arapça isimlerle değiştirildi."
Yeni Suriye hükümetine çağrı
Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından kurulan geçici hükümete seslenen Telal Muhammed, demokratik bir Suriye’nin inşası için somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Muhammed, bu meselelerin ulusal diyalog, yeni yasalar ve bağımsız bir araştırma komisyonu aracılığıyla çözülmesini istedi.
Üç temel talep
Muhammed, partisinin taleplerini üç ana başlıkta şöyle sıraladı:
· Ayrımcı yasaların iptali: Kürt halkına karşı çıkarılan tüm siyasi kararlar ve yasalar, özellikle de "Arap Kemeri" projesi hukuken feshedilmelidir.
· Hakların iadesi ve tazminat: Araplaştırma politikaları nedeniyle mağdur olan tüm vatandaşların yasal hakları verilmeli ve toprakları iade edilmelidir.
· Orijinal isimlerin iadesi: Rejim tarafından değiştirilen tüm köy, kasaba ve coğrafi yerlerin orijinal Kürtçe isimleri yeniden kabul edilmeli ve iade edilmelidir.
Anayasal güvence ve geçiş dönemi adaleti
Telal Muhammed, konuşmasının sonunda bu sorunların çözümünün sadece geçici kararlarla mümkün olmayacağını, söz konusu hakların yeni Suriye anayasasında yer alması gerektiğini vurguladı.
Baas rejiminin Kürtler üzerindeki baskıcı politikalarının sonuçlarının "Geçiş Dönemi Adaleti" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Muhammed, ancak bu sayede tüm bileşenlerin haklarının eşit bir şekilde güvence altına alınabileceğini ifade etti.



