BELGESEL - Irak'ta geçmiş rejimlerin uyguladığı ağır kısıtlamalar nedeniyle bir dönem sadece kiliselerin karanlık odalarında, gaz lambası ışığında gizlice öğretilen Süryanice, bugün Kürdistan Bölgesi'nde binlerce Hristiyan öğrencinin eğitim ve yaşam dili haline geldi. 1992 yılında Kürdistan Parlamentosu'nun çıkardığı tarihi yasa ile başlayan anadilde eğitim devrimi, bugün ilk ve orta dereceli okullardan Selahaddin Üniversitesi'ndeki Süryanice Dili Bölümü'ne kadar uzanan büyük bir kültürel uyanışa dönüşmüş durumda.
Baas döneminin karanlık yılları ve gizli eğitim
Irak hükümetlerinin özellikle 1970'li ve 80'li yıllarda Kürdistan ve Irak'taki Hristiyanlara yönelik uyguladığı baskılar, Süryaniceyi sadece bir dua diline ve ev içindeki fısıltılı konuşmalara hapsetmişti. O karanlık dönemde dilin yok olmasını engelleyen yegane kurum kiliseler oldu.
Ömrünün yarısını çocuklara gizlice dil öğreterek geçiren Peder Philip Khoury, o günleri şu sözlerle anlatıyor:
"1975 yılında rahip oldum. Duhok’un Nerwa bölgesindeki bir köyde yaklaşık 50 yıl boyunca çocuklara eğitim verdim. Kilisede akşam dualarından sonra, gaz lambasının ışığında onlara sadece dil ve din anlatıyordum. Sersing'de Peder Odişo, Duhok'ta Peder Daniel, Barwari'de ise Peder Sargis vardı. Bunların hepsi gizlice yapılıyordu çünkü hükümet dilimize ve inancımıza karşıydı."
Nuseybin İlkokulu Müdürü Zaya Yuhanna ise geçmişteki asimilasyon politikalarına dikkat çekerek, "Eskiden kimse Süryanice konuşmaya veya 'Ben Asuriyim' demeye cesaret edemezdi. Asuri olduğumuzu söylesek bile bizi Arap olarak kaydederlerdi" diyor.
1992: Süryanice eğitimde tarihi dönüm noktası
1991 Raperîn (Ayaklanma) sonrasında Kürdistan Bölgesi'ndeki Hristiyanların yaşamında eşi benzeri görülmemiş bir değişim yaşandı. 1992 yılında Kürdistan Parlamentosu, tüm etnik grupların kendi dillerinde eğitim görmesine olanak tanıyan 4 Sayılı Eğitim Yasası'nı kabul etti.
Yasa yürürlüğe girdiğinde ortaokul öğrencisi olan 1 Nisan Okulu Müdürü Enlil İshaq, o süreci şöyle özetliyor:
"Kürtçe ve Süryanice eğitim imkanı doğduğunda anadilimi seçtim. Ancak tek bir harf bile bilmiyordum. Yaz tatilinde kiliseye gidip alfabeyi öğrendim. Okullardaki Süryanice eğitimin temeli kilisedir. Kilisenin eğittiği o insanlar olmasaydı, okullarda öğretmenlik yapacak kimse bulunamazdı."
Okullarda binlerce öğrenci, çevrilen müfredatlar
Süryani Eğitim Müdürü Sabah Antony'nin verdiği bilgilere göre, şu an Kürdistan Bölgesi'nde ilköğretim ve ortaöğretimde toplam 7 bin 654 öğrenci Süryanice eğitim alıyor.
Erbil ve Duhok illerinde Süryanice eğitim veren toplam 48 okul bulunuyor. Bu okulların önemli bir kısmında tüm müfredat Süryanice işlenirken, din dersleri hariç diğer dersler için Eğitim Bakanlığı'nın Kürtçe ve Arapça müfredatları özel komisyonlarca Süryaniceye çevriliyor. Akkad Okulu Müdürü İsa Yaqub, çeviri komitesinin aktif bir üyesi olarak ekonomi, coğrafya ve tarih gibi ders kitaplarını bizzat Süryaniceye kazandırdıklarını belirtiyor.
Öte yandan Irak'ın orta ve güney bölgelerinde tüm müfredatın Süryanice olduğu tek bir okul bile bulunmuyor. Bu durum, Musul'dan Kürdistan Bölgesi'ne yönelik göçlerin de temel nedenlerinden biri. Musul'dan Duhok’a göç eden ve şu an öğretmenlik yapan Fatin Faizi, "Musul'da Kürtçe veya Süryanice eğitim yok. Tüm eğitimim Arapçaydı. Şimdi kendi ellerimizle bir nesil yetiştirmek bizim için büyük bir gurur" ifadelerini kullanıyor.
Kuşaklar arası çarpıcı fark
Kürdistan'daki anadilde eğitim devrimi, Hristiyan toplumu içinde ilginç bir demografik tablo da ortaya çıkardı: Arapça eğitim dayatması nedeniyle Süryanice okuyup yazamayan yaşlı kuşak ile anadilinde eğitim alan yeni nesil.
Emekli öğretmen William Odisho Gliana, "Öğretmen olmama rağmen hala Süryanice okumayı veya yazmayı bilmiyorum. Çünkü tüm okullarımız Arapçaydı. Benim kuşağımdakilerin sadece yüzde 3'ü Süryanice biliyor" derken; Sosyal Akademik Merkez Sekreteri Semir Buya, yeni neslin yüzde 70 ila 80'inin kendi dillerinde okuyup yazabildiğini ve bunun devasa bir değişim olduğunu vurguluyor.
Üniversite kürsülerinde bir ilk
Süryanice eğitim alan liselilerin üniversite çağına gelmesiyle birlikte, 6 Aralık 2016'da Selahaddin Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde Kürdistan ve Irak'ta bir ilk olan Süryanice Dili Bölümü açıldı.
Selahaddin Üniversitesi Süryani Araştırmaları Bölüm Başkanı Dr. Kawsar Necib, bu başarıyı bir rüyanın gerçekleşmesi olarak nitelendiriyor:
"İlk yıl Erbil ve Duhok'tan 20 öğrencimiz vardı. Bölümü açmak için 10 yılı aşkın süredir çaba gösteriliyordu. Daha sonra Musul Ovası'ndan, özellikle de Karakuş'tan (Bağdida) yoğun bir talep geldi. Şimdi öğrencilerimizin yarısından fazlası Ninova Ovası'ndan geliyor."
Medya ve kültürel rönesans
Süryanice'nin dirilişi sadece eğitimle sınırlı kalmadı. 2003 sonrası Bağdat'taki istikrarsızlık ve tehditler nedeniyle yarım milyonluk Hristiyan nüfusu 40 binlere kadar düşerken, aydınların, yazarların ve şairlerin büyük kısmı Kürdistan Bölgesi'ne sığındı.
Süryani Yazarlar Birliği Başkan Yardımcısı Akad Murad, Kürdistan'daki kültürel patlamayı şu sözlerle özetliyor:
"Kürdistan'da dört dergimiz var; üçü Erbil'de, biri Duhok'ta basılıyor. Dört radyo istasyonumuz ve üç televizyon kanalımız bulunuyor. İlk başarılı Süryani kültürel çalışmalarının temelleri 1991’den sonra Kürdistan'da atıldı."
Bugün Kürdistan Bölgesi'nde siyasi çalışmalarını özgürce yürüten 8 siyasi partinin yanı sıra 32 kültürel ve sosyal organizasyon faaliyet gösteriyor. Peder Philip'in yıllar önce fener ışığında gizlice çocuklara fısıldadığı o yasaklı harfler, artık Kürdistan'da eğitimin, medyanın ve özgür yaşamın standart dili olarak yankılanıyor.


