Erbil (Rûdaw) - Başkent Erbil’de, Kürdistan Bölgesi ile Fransa arasındaki tarihi dostluğun bir simgesi olarak Fransız General Charles de Gaulle’ün heykeli törenle açıldı.
Açılış törenine Başkan Mesud Barzani’nin temsilcisi, Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin temsilcisi, Fransa’nın Erbil Başkonsolosu Yann Braem, Kürdistan Bölgesi Hükümeti Dış İlişkiler Ofisi Sorumlusu Sefin Dizeyi ve çok sayıda parti ile hükümet yetkilisi katıldı.
Rwanga Vakfı, Fransa Başkonsolosluğu ve Fransız Enstitüsü'nün ortaklaşa düzenlediği törende, Avrupa'nın ve Fransa'nın en önemli tarihi liderlerinden biri olan Charles de Gaulle'ün Kürt halkı için taşıdığı anlama vurgu yapıldı. De Gaulle, Kürt Devrimi'nin lideri Mele Mustafa Barzani'nin 1968 yılında tarihi bir mektup göndererek Kürt halkının haklı mücadelesi için destek istediği bir isimdi.
"Kürt ve Fransız halklarının ortak tarihi"
Törende bir konuşma yapan Rwanga Vakfı İcra Kurulu Başkanı Hasan Şeyh Alaaddin, "Bugün burada tarihi ve sembolik bir iş için, General Charles de Gaulle’ün heykelinin açılışı için toplanmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" dedi.
Bugünün (18 Haziran) iki büyük tarihi olayın yıldönümü olduğunu belirten Alaaddin, "Bunlardan ilki, Kürt ulusal lideri Mele Mustafa Barzani ve yoldaşlarının Kürt halkının devrimci ruhunu sürdürmek ve işgali önlemek amacıyla 18 Haziran 1947’de Aras Nehri'ni geçişidir. Diğeri ise 18 Haziran 1940'ta General Charles de Gaulle'ün Nazi işgaline karşı yaptığı tarihi çağrıdır" ifadelerini kullandı.
Bu iki olayın Kürt ve Fransız halklarının işgale karşı ortak tarihlerine ve dönüm noktalarına işaret ettiğini belirten Alaaddin, sözlerini Mele Mustafa Barzani'nin De Gaulle'e yazdığı mektuba getirdi.
Barzani'den De Gaulle'e tarihi mektup
Kürtlerin baskı altında olduğu ve dağlardan başka dostunun kalmadığı o dönemde Irak hükümetinin Fransa'dan silah almak istediğini hatırlatan Alaaddin, Ölümsüz Barzani'nin mektubunda şu ifadelere yer verdiğini aktardı:
"General, gençliğinden beri halkının özgürlüğü ve onuru için mücadele eden yaşlı bir adamın bu yüce çağrıyı size göndermesine izin verin. Siz Avrupa direnişinin en büyük savaşçısısınız, ülkenizi kurtarmayı başardınız. Bu yüzden Kürt halkının Kuzey Irak'ta son 6 yıldır yürüttüğü neredeyse umutsuz savaşa sempati duymamazlık edemezsiniz. Ayrıca siz, tüm insanlara siyasi özgürlük ve kendi kaderini tayin etme fikrini armağan eden bir ulusun, Fransa'nın başkanısınız."
Alaaddin, bu mektubun sadece siyasi bir mesaj olmadığını; işgalin acısını ve özgürlüğün yüksek değerini bilen iki lider arasındaki derin bir diyalog olduğunu vurguladı. Heykelin Erbil'e dikilmesinin nedenini ise Barzani'nin, "Tarihte sadece kamu yararı için mücadele eden ve çabalayanların adı onurla anılır" sözüyle açıkladı.
Sami Abdurrahman Parkı'nda iki büyük lider
Kürdistan Bölgesi Hükümeti Dış İlişkiler Ofisi Sorumlusu Sefin Dizeyi de heykelin dikildiği Sami Abdurrahman Parkı'nın taşıdığı anlama dikkat çekti.
1991 yılına kadar bu alanın eski Baas rejiminin bir askeri üssü ve baskı merkezi olduğunu hatırlatan Dizeyi, "Bugün ise bu park, merhum Başbakan Yardımcısı Sami Abdurrahman'ın vizyonuyla insanların huzur bulduğu bir yere dönüştü. Yaklaşık 5-6 yıl önce Hindistan Başkonsolosluğu'nun girişimiyle Başkan Neçirvan Barzani tarafından Mahatma Gandhi'nin heykeli buraya dikilmişti. Bugün ise 20. yüzyılın bir diğer büyük lideri olan Charles de Gaulle'ün heykeline ev sahipliği yapmaktan onur duyuyoruz" şeklinde konuştu.
"Silahların Irak'a gönderilmesi engellendi"
Sefin Dizeyi, De Gaulle'ün sadece uzun boyuyla değil, karizması, askeri vizyonu ve saygınlığıyla öne çıkan gerçek bir lider olduğunu vurgulayarak, "Mele Mustafa Barzani ile General De Gaulle arasındaki mektuplaşma, o dönem Irak'a silah satışının durdurulmasında etkili oldu. Çünkü bu silahların kadınlara ve çocuklara karşı kullanılması planlanıyordu. 1960'ların zor günlerinde General de Gaulle ile başlayan; ardından Mitterrand, Sarkozy, Hollande ve şimdi de Başkan Macron ile devam eden bu dostluğu inşa edebilmiş olmaktan gurur duyuyoruz" dedi.
Ayrıca geçtiğimiz Eylül ayında Başkan Mesud Barzani'nin katılımıyla Paris'in kalbinde "Peşmerge" adında bir caddenin açıldığını da hatırlatan Dizeyi, bu heykelin Erbil ve Paris arasındaki karşılıklı vefanın bir göstergesi olduğunu belirtti.
"Kürdistan'da da direniş ruhu var"
Fransa'nın Erbil Başkonsolosu Yann Braem ise konuşmasında, heykelin Fransa'da eğitim görmüş Kürt heykeltıraş Aram Nasır tarafından, Rwanga Vakfı'nın desteğiyle yapıldığını belirterek, vakfın kurucusu İdris Neçirvan Barzani'ye ve yöneticilerine teşekkür etti.
De Gaulle'ün 18 Haziran 1940'ta Londra'dan yaptığı tarihi çağrıya atıfta bulunan Braem, "Bu törenin Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil'de yapılması bizim için çok büyük bir anlam taşıyor. Çünkü direniş ruhu Kürdistan'da da mevcuttur; Saddam Hüseyin rejiminin barbarlığına ve yakın zamanda IŞİD teröristlerinin iğrençliğine karşı gösterilen direniş gibi" ifadelerini kullandı.
"Direniş bir seçim, uzlaşma bir görevdir"
Ölümsüz Barzani'nin 1968 tarihli mektubunun heykelin yanına yerleştirildiğine dikkat çeken Braem, "Bu heykel ve 58 yıl önce gönderilen o mektup, Fransa ile Kürdistan arasındaki dostluğun ne kadar güçlü ve derin olduğunu kanıtlıyor" dedi.
Fransız Başkonsolos, sözlerini şu mesajla tamamladı:
"Unutmamalıyız ki direnişin kendisi bir amaç değildir; direniş uzlaşmanın zeminini hazırlar. Gerçek güç sadece direnmekte değil, birlikte ayağa kalkıp ortak bir gelecek inşa etmekte yatar. Direniş bir seçimdir; asla pes etmemek demektir. Ancak uzlaşma bir görevdir. Özgürlük ve onurun bir ayrıcalık değil, herkes için bir hak olduğu bir dünyayı birlikte inşa etmek için el uzatmaktır."



