Erbil (Rûdaw) - Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı Bafıl Talabani’den beklenen açıklama geldi. KYB lideri Talabani, “KYB olarak Kürdistan Parlamentosu’nun oturumunu tanımıyoruz ve hükümetten çekiliyoruz” dedi.
KYB Başkanlık Konseyi, Kürdistan Parlamentosu'nda Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve diğer bazı taraflardan 52 milletvekilinin katılımıyla Parlamento Başkanlık Divanı'nın seçilmesinin ertesi günü Süleymaniye'de Bafıl Talabani başkanlığında toplandı.
Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Talabani, "KYB olarak Kürdistan Parlamentosu'nun söz konusu oturumunu tanımıyoruz. Şu dakikadan itibaren bu hükümetten çekiliyoruz. Kendi bölgemizdeki halkımızın neye ihtiyacı varsa onu yerine getirmek için tüm gücümüzü kullanacağız" dedi.
Hükümet kurma çalışmalarında ne zaman bir ilerleme kaydedilse sürecin bozulduğunu savunan Talabani, Başkanlık Konseyi'nin kendisine danışmadan karar alma yetkisi verdiğini aktardı.
Kürdistan Bölgesi halkının endişe etmemesi gerektiğinin altını çizen Talabani, "Bir damla kanın dökülmesine izin vermeyeceğimize söz verdik ve buna müsaade etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
KYB'li bakanlar Erbil'den ayrılıyor
Rûdaw'ın edindiği bilgilere göre, KYB'nin hükümetten çekilme kararının ardından Kürdistan Bölgesi Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani ve hükümetteki KYB'li bakanlardan oluşan ekip, Erbil'deki ofislerini boşaltarak Süleymaniye'ye dönme hazırlığı yapıyor.
Kürdistan Parlamentosu, 2024 yılında yapılan seçimlerden iki yılı aşkın bir süre sonra dün toplanmış ve Parlamento Başkanı olarak Dr. Vala Ferid'i seçmişti. Bugün ise yabancı ülkelerin konsolos ve temsilcileri parlamentoyu ziyaret etti.
Oturumun ardından KDP'den yapılan açıklamada, parlamentonun toplanmasının hiçbir tarafın zaferi veya yenilgisi olmadığı, Kürdistan halkının başarısı olduğu vurgulanmıştı.
Kürdistan Parlamentosu'nun yeni Başkanı Dr. Vala Ferid ise oturumda yaptığı konuşmada, parlamentonun aktifleştirilmesinin Kürdistan Bölgesi'nin anayasal statüsünün korunması için zaruri bir adım olduğunu belirterek, "Bu sürecin iki yıl gecikmesi, Kürdistan Bölgesi'nin statüsünün devamı üzerinde tehlike yaratmıştı. Atılan adım hiçbir siyasi güce veya tarafa karşı değildir" demişti.



