Erbil (Rûdaw)- Irak, yıllardır iç siyasette derin krizlere yol açan ABD öncülüğündeki Koalisyon güçlerinin muharip misyonunun sona ermesiyle tarihi bir virajı dönüyor.
Hükümet bugünü 4 günlük tatille “Egemenlik Günü” olarak kutlarken, Irak sokağı sevinç ile IŞİD’in yeniden canlanma korkusu arasında ikiye bölünmüş durumda.
Irak’ta 2003 işgalinden bu yana devam eden ve 2014’te IŞİD ile mücadele kapsamında yeniden şekillenen ABD askeri varlığında kritik sona gelindi.
Ülkedeki yaklaşık 3 bin 500 ABD ve Uluslararası Koalisyon askerinin muharip görevi resmen tamamlandı.
Bağdat hükümeti bu çekilmeyi tam bağımsızlığın tescili olarak görerek “Ulusal Egemenlik Günü” ilan etti ve ülke genelinde 4 günlük resmi tatil kararı aldı.
Hükümet cephesi: Güvenlik sağlandı, misyon tamamlandı
Siyasi çevrelerde çekilme kararı büyük bir zafer havasıyla karşılandı. Rûdaw’a konuşan Hikmet Hareketi Milletvekili Riyad Aday, kararın Irak’ın kendi ayakları üzerinde durabileceğinin bir kanıtı olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Bugün Irak halkı için gerçek bir bayram ve karnaval günüdür. Yabancı güçlerin ayrılışı egemenliğimizin göstergesidir. Zira ülkemizin güvenlik durumu artık istikrarlıdır ve Koalisyon güçlerinin buradaki askeri görevi tamamen sona ermiştir."
Bağdat sokağı ikiye bölündü: Sevinç, umut ve kuşku
Resmi makamların bayram havasına karşın Irak sokaklarındaki atmosfer oldukça karışık. Yıllardır süren savaşlardan ve yabancı askeri varlığından yorulan Bağdatlı esnaf Bedi Arif, "Uzun zamandan beri bu anı bekliyorduk. Ülkemizin başına gelen bütün felaketlerin sorumlusu Amerika’dır" diyerek memnuniyetini dile getiriyor.
Emekli Adnan Asi ise temkinli bir umut taşıyor: "Biz artık sadece huzur ve güçlü bir ülkenin yeniden inşasını istiyoruz."
Öte yandan çekilmenin sadece "kağıt üzerinde" kaldığını düşünenler de var. Devlet memuru Salim Hadi, Washington’a olan güvensizliğini, "Amerika’nın gerçekten gideceğini kim söylüyor? Ortada gerçek bir çekilme falan olduğuna inanmıyorum" sözleriyle ifade ediyor.
Akıllardaki en büyük korku: 2014 sendromu tekrarlanır mı?
Irak kamuoyunu asıl tedirgin eden konu ise yabancı askerlerin gidişiyle doğacak olası otorite ve güvenlik boşluğu. Ülkenin batı ve kuzeyindeki kırsal bölgelerde faaliyet gösteren IŞİD’in uyuyan hücrelerinin, bu boşluğu fırsata çevirerek yeniden toparlanmasından endişe ediliyor.
Askeri uzmanlar ve halkın bir kısmı aynı kritik soruya odaklanmış durumda:
2014 yılında IŞİD karşısında çözülerek topraklarının yaklaşık yüzde 40'ını birkaç hafta içinde kaybeden Irak ordusu, bugün yabancı hava desteği ve istihbarat olmadan tek başına ülkenin güvenliğini koruyabilecek mi?
Bağdat yönetimi ordunun ve güvenlik güçlerinin her zamankinden daha güçlü olduğunu savunsa da, bu tarihi çekilmenin Irak’a istikrar mı yoksa yeni bir çatışma dalgası mı getireceğinin yanıtını önümüzdeki aylar belirleyecek.


