Erbil (Rûdaw) - Bağdat yönetiminin silahlı grupların silahlarının devlet kontrolüne alınması ve ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin ülkeden çekilmesi için belirlediği 30 Eylül tarihi yaklaşırken, Irak’ı zor bir sürecin beklediği belirtiliyor. Uluslararası ilişkiler uzmanı Ala Mustafa, ABD güçlerinin Irak’tan çekilmesinin kesin olduğunu belirterek, Başbakan Ali Falih ez-Zeydi’nin önümüzdeki dönemde silahların kontrolü ve yolsuzlukla mücadele konusunda “sürprizler” hazırladığını söyledi.
Bağdat yönetiminin silahlı grupların silahlarını devletin kontrolüne alma ve koalisyon güçlerinin, özellikle de ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesi yönündeki planı 30 Eylül tarihini kritik hale getirdi.
Silahlı gruplar arasında yalnızca Nuceba’nın silahlarını teslim etmeyi ve siyasi sürece katılmayı reddettiği belirtilirken, diğer gruplar karara destek açıklamaları yaptı. Ancak bazı grup liderleri ve Koordinasyon Çerçevesi yöneticilerinin son dönemde Zeydi hükümetine yönelik desteğini geri çektiği görülüyor.
Bağdat Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Ala Mustafa, Rûdaw’a yaptığı değerlendirmede Irak’ın 30 Eylül sonrasında “zor bir sınavla” karşı karşıya kalacağını söyledi.
Mustafa, ABD yönetiminin Irak’ta, Kürdistan Bölgesi de dahil olmak üzere, kalan güçlerini çekme kararının değişmeyeceğini belirterek, “ABD yönetiminin Irak’tan kalan güçlerini çekme kararı esnek değil ve değiştirilebilir görünmüyor. Hatta ABD yönetimi Irak’ta daha uzun süre kalmak istemiyor” dedi.
ABD’nin bölgedeki güvenlik yaklaşımının değiştiğini belirten Mustafa, “İran savaşı sırasında ABD, Irak’tan çok Ürdün coğrafyasına dayandı. Bu nedenle Irak’ın coğrafi konumu ABD güçleri açısından artık eskisi kadar önemli değil. ABD çekilme konusunda ciddi ve ilişkileri Bağdat ile ikili bir anlaşmaya dönüştürmek istiyor” ifadelerini kullandı.
“30 Eylül’den sonra çekilme kaçınılmaz”
Mustafa, 30 Eylül sonrasında ABD askerlerinin çekilmesinin kaçınılmaz olduğunu savunarak, Irak hükümetinin bu gelişmeyi kendi lehine kullanacağını söyledi.
“30 Eylül’den sonra ABD’nin çekilmesi kaçınılmaz olacak. Irak hükümeti de bu olayı kendi lehine kullanacak. Tam egemenliğin yeniden tesis edilmesi temasıyla kutlamalar ve festivaller düzenlemeye hazırlanıyor” dedi.
Kürdistan Bölgesi’ndeki ABD güçlerine de değinen Mustafa, Washington’un Erbil’den çekilme yönünde açık mesajlar verdiğini belirterek, Erbil’in ABD açısından bir güvenlik zaafına dönüştüğünü söyledi.
Mustafa, “ABD’nin çekilmesi, İran ve müttefiklerinin Kürdistan Bölgesi’ni, özellikle Erbil’i hedef alma fırsatlarını azaltacak. Böylece hem Erbil hem de ABD güçleri üzerindeki saldırı riski azalacak” diye konuştu.
Ancak Washington’un Kürdistan Bölgesi’ne yönelik koruma politikasından tamamen vazgeçmesini beklemediğini ifade eden Mustafa, ABD’nin Erbil yönetimiyle yakın ilişkilerini sürdüreceğini söyledi.
“Zeydi’nin hükümet üzerinde etkisi devam ediyor”
Koordinasyon Çerçevesi’nin Zeydi hükümetine yönelik söylemindeki değişime de değinen Mustafa, hükümetin ilk dönemindeki baskının ardından siyasi aktörlerin yeniden toparlandığını belirtti.
Mustafa, “Koordinasyon Çerçevesi’nin söylemi değişti. Şu anda yaşanan şoku atlattı. Zeydi göreve geldiğinde oldukça kararlı hareket ediyordu. Özellikle ‘Şafak Hamlesi’ gibi kararlar Çerçeve’yi zor durumda bıraktı. Ancak bölgesel destek ve gelişmeler sayesinde yeniden toparlandı ve etkisini aşamalı olarak geri kazandı” dedi.
Hükümetin aynı anda hem silahlı gruplarla hem de siyasi güçlerle karşı karşıya gelmek istemediğini belirten Mustafa, Zeydi’nin diğer başbakanlardan farklı bir siyasi karaktere sahip olduğunu savundu.
“Psikolojik olarak Zeydi’nin Çerçeve’nin elinde bir kuklaya dönüşmesi mümkün değil” diyen Mustafa, başbakanlığı kaybetmesinin Zeydi açısından büyük bir kayıp olmayabileceğini söyledi.
Mustafa, “Zeydi bir siyasi parti lideri değil, başarılı bir iş insanı. Ticari ilişkileri açık. Bir iz bırakmak istiyor. Önümüzdeki günlerin silahların devlet kontrolüne alınması ve yolsuzlukla mücadele konusunda sürprizlere gebe olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Irak ekonomik yaptırımlarla karşılaşabilir”
Irak’ın silahların devlet kontrolüne alınması ve silahlı grupların tasfiyesi yönündeki taahhütlerini yerine getirmemesi halinde ekonomik yaptırımlarla karşılaşabileceğini belirten Mustafa, Merkez Bankası’nın bazı bankalar ve döviz şirketlerine yönelik yaptırımlarının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
ABD’nin siyasi aktörlere yönelik yaptırım araçlarını kullanabileceğini belirten Mustafa, eski Maliye Bakanı Tayif Sami’nin ABD Hazine Bakanlığı tarafından vizesinin iptal edilmesini de bu yönde bir mesaj olarak değerlendirdi.
Mustafa, “Bu, Washington’un yaptırım uygulanması gereken herhangi bir siyasi aktöre karşı bu tür dosyaları harekete geçirebileceği yönünde siyasi güçlere verilmiş bir mesajdır” dedi.
“30 Eylül sonrasında her şey farklı olacak” diyen Mustafa, Zeydi’den mevcut beklentileri değiştirecek adımlar atmasını beklediğini belirterek, “Zeydi’nin beklentileri tersine çevirecek ve ulaşmak istediğimiz hedeflere katkı sağlayacak bir tutum ortaya koyacağına güveniyorum” ifadelerini kullandı.



