Erbil (Rûdaw) - Irak hükümeti ile silahlı gruplar arasındaki "silah bırakma" gerilimi kritik bir aşamaya girdi. 30 Eylül son tarih olarak önlerine konulan Direniş Cephesi grupları, masaya "ABD Irak'tan tamamen çekilmeden silahlar teslim edilmeyecek" şartını getirdi.
Irak’ın başkenti Bağdat, sadece yüksek sıcaklıklarla değil, aynı zamanda siyasi ve askeri bir hesaplaşmayla ısınıyor. Başbakan Zeydi hükümetinin devlet otoritesini tesis etmek amacıyla başlattığı silahsızlandırma hamlesine, silahlı gruplardan sert bir yanıt geldi.
"Silah teslimi yok, düzenleme var"
Heşdi Şabi’nin tanınmış simalarından ve 40. Tugay Komutan Yardımcısı Ebu Azrail, hükümetin "teslim" çağrısını reddetti.
Rûdaw’a konuşan Ebu Azrail, meselenin bir teslimiyet değil, Heşdi Şabi Heyeti çatısı altında bir "iç düzenleme" olması gerektiğini söyledi.
Azrail, grupların dış müdahale olmadan resmi ordu yapısına entegrasyonuna açık olduklarını ancak mevcut baskıların kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Washington-Tahran hattında Zeydi hükümeti
Hükümetin üzerindeki en büyük baskı ise Washington’dan geliyor. ABD yönetimi, Irak’ın küresel yatırımları çekebilmesi ve istikrara kavuşması için silahlı grupların etkisinin kırılmasını şart koşuyor.
Ancak Bedir Bloku Milletvekili Ebu Turab gibi siyasi figürler, ABD’nin varlığı sürdükçe silahların teslim edilmesinin bir "güvenlik açığı" yaratacağını bildiriyor.
Kritik kavşak: Ya yatırım ya çatışma
Zeydi hükümeti şimdi yol ayrımında. Ya ülkeye yabancı sermaye girişini sağlamak için bu grupları bir şekilde dizginleyecek ya da milislerin şartlarına boyun eğerek Batı ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerin gerilmesini göze alacak.
Krizin temel başlıkları:
30 Eylül ültimatomu: Hükümetin gruplara tanıdığı süre doluyor.
ABD şartı: Milisler, "ABD postalı bu topraklardan çıkmadan namlular inmez" diyor.
Haşdi’nin özerklik talebi: Silahların doğrudan orduya değil, kendi komuta kademelerinde kalmasında ısrarcılar.
Milyarlarca dolarlık kalkınma projelerinin hayata geçmesi için gerekli olan "huzur ortamı", 30 Eylül’de yaşanacak askeri ve siyasi kararlara kilitlenmiş durumda.


