Erbil (Rûdaw) - Irak Parlamentosu Petrol ve Gaz Komisyonu Üyesi Sipan Şerwani, ülkede yürütülen yolsuzluk operasyonlarında şu ana kadar 12 milletvekilinin tutuklandığını belirterek, yaklaşık 1 trilyon dinarın hazineye iade edildiğinin konuşulduğunu söyledi. Şerwani, tutuklanan kişilerin "büyük balinalar" değil, "küçük balıklar" olduğunu vurguladı.
Irak Parlamentosu Petrol ve Gaz Komisyonu Üyesi Sipan Şerwani, 1 Temmuz 2026 Çarşamba günü Rûdaw TV'de Senger Abdulrahman'ın sunduğu 12.00 bültenine konuk oldu.
Irak'ta yolsuzluğun derin köklere sahip olduğunu ve devletin tüm kademelerine yayıldığını ifade eden Şerwani, resmi olmayan bilgilere göre yürütülen soruşturmalar neticesinde yaklaşık 1 trilyon dinarın geri alındığının konuşulduğunu belirtti.
"En ufak bir yetkiye sahip olan herkes yolsuzluğa bulaştı"
Son 20 yıl içerisinde kamu kaynaklarını usulsüzce kullanan kişilerin parlamento, hükümet ve yargı erki içerisinde yer aldığına dikkat çeken Şerwani, "Irak'ta yolsuzluğa bulaşmamış yetkili veya siyasetçi bulmak neredeyse imkansızdır. En ufak bir yetkiye sahip olan herkes bu suça bulaşmıştır" dedi.
Tutuklanan yetkililerle ilgili süreci değerlendiren Şerwani, şu ifadeleri kullandı:
"Şu ana kadar tutuklanan milletvekilleri ve siyasetçiler bana göre 'balina' değil, sadece çok küçük balıklar. Bunlardan çok daha büyük balinalar halen dışarıda. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki; şu ana kadar tutuklananlar arasında hiçbir Kürt bulunmuyor."
"'Parayı geri ver, serbest kal' mantığı yasadışıdır"
Sipan Şerwani, Irak Parlamentosu'nun en üst denetim organı sıfatıyla, sürecin yasalar çerçevesinde yürütülmesini bizzat denetlemesi gerektiğini vurguladı. Başbakan'a atfedilen bazı iddialara tepki gösteren Şerwani, "Başbakanın 'Parayı geri verin, serbest kalacaksınız' dediği yönündeki iddialar yasadışıdır ve asla kabul edilemez. Birisi devasa miktarda kamu malı çalacak, sonra siz ona 'parayı geri ver ve git' diyeceksiniz; bu mümkün değildir" diye konuştu.
Zanlılara yönelik işlemlerin Irak Ceza Kanunu, Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesi Yasası ve Dürüstlük Komisyonu (Nezaha) mevzuatları çerçevesinde yürütülmesini talep eden Şerwani, sürecin siyasi bir hesaplaşmaya dönüşmemesi konusunda da uyarıda bulundu.
Şerwani, "Parlamento bu tür hukuk dışı adımları kabul etmemelidir. Sayın Zeydi'den beklentimiz, temel hedefin reform olması ve bu sürecin siyasi rakipleri tasfiye etme aracı olarak kullanılmamasıdır" dedi.
"Masumiyet karinesi ve itibar suikastı" vurgusu
Operasyonlar sırasında zanlıların fotoğraflarının ve kişisel bilgilerinin kamuoyuyla paylaşılmasını da eleştiren Şerwani, "Anayasaya göre, suçu mahkemede kesinleşene kadar herkes masumdur. Kişilik haklarının ihlal edilmesi ve itibar suikastı yapılması son derece yanlış bir eylemdir" değerlendirmesinde bulundu.
En büyük yolsuzlukların petrol ve finans sektörlerinde yapıldığına dikkat çeken Şerwani, yargının ve Dürüstlük Komisyonu'nun bu zorlu görevi yerine getirecek düzeyde yetkin ve tarafsız olup olmadığını sorgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Şu ana kadar tutuklanan kişilerin arkasında bir silahlı güç yok. Peki, milisleri ve silahlı grupları olan o asıl yolsuzluk failleri nasıl tutuklanacak?"



