Erbil (Rûdaw) - Uluslararası Şeffaflık Örgütü Ortadoğu ve Kuzey Afrika Danışmanı Manuel Perrino, Irak'ın son iki-üç yılda yolsuzlukla mücadele endeksinde küçük bir ilerleme kaydettiğini belirterek, "Irak sadece kendi gelirleriyle dünyanın en zengin ülkelerinden biri olabilirdi" dedi.
Bugün (30 Haziran Salı) Rêbwar Ali'nin sunduğu 14:00 Rûdaw bültenine konuk olan Uluslararası Şeffaflık Örgütü Danışmanı Manuel Perrino, Irak'ta son günlerde gerçekleştirilen yolsuzluk operasyonlarını ve ülkedeki yapısal sorunları değerlendirdi.
Irak'ta son günlerde yolsuzluk zanlılarının tutuklanmasına yönelik başlatılan kampanyalara değinen Perrino, "Bunun başarılı bir operasyon olduğunu söylemek için henüz çok erken" ifadelerini kullandı. Ancak Perrino, söz konusu hamlenin görünüş itibariyle "tamamen meşru bir operasyon" olduğunu ve aylarca süren titiz soruşturmaların ardından hayata geçirildiğini vurguladı.
"Kimin iktidarda olduğu önemli değil, sistemde boşluklar var"
Irak'taki yolsuzluk sorununun belirli bir gruba veya siyasi partiye indirgenemeyeceğinin altını çizen Perrino, meselenin yapısal olduğunu belirtti.
Perrino, "Sorun yolsuzluk yapısına ve istismar edilebilecek boşluklara bağlı; kimin iktidarda olduğu önemli değil. Yapılar yolsuzluğun büyümesine izin veriyor. Bu yapılar var oldukça yolsuzluk da büyür. İsraf, yasadışı zenginleşme, iktidar yapısı ve ülkede 'wasta (torpil)' denilen çıkar yapıları mevcut" değerlendirmesinde bulundu.
Yolsuzluk yoluyla elde edilen fonların yurt dışına çıkarıldığını belirten danışman, bu paraların bir kısmının "aracılar, muhasebeciler, avukatlar ve iş bitiriciler" vasıtasıyla BAE, Londra, Cayman Adaları ve Paris gibi küresel finans merkezlerine aktarıldığına dikkat çekti.
"Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu çok açık"
Ülkenin sahip olduğu devasa potansiyel ile sahadaki gerçeklik arasındaki uçuruma vurgu yapan Perrino, şunları söyledi:
"Irak sadece kendi iç gelirleriyle dünyanın en zengin ülkelerinden biri olabilirdi. Ancak şu an hepimiz vatandaşların ilaca, elektriğe erişimde ve altyapı hizmetlerinde ne tür sorunlar yaşadığına tanık oluyoruz. Dolayısıyla açıkça yolunda gitmeyen bir şeyler var."
Irak'ın "gerçek faydalanıcı (beneficial ownership)" mülkiyetine ilişkin yasalarının oldukça dağınık olduğunu belirten Perrino, erişilebilir ve şeffaf bir kamu sicilinin oluşturulmasının "hemen atılması gereken önemli bir adım" olduğunu kaydetti.
"Irak kendi denetim mekanizmasını kurmalı"
ABD'nin Iraklı yetkililer üzerindeki mali denetimi ve yaptırımları sorulduğunda ise Perrino, "ABD tarafından yaptırım uygulanan veya izlenen bazı isimler, aslında uzun süredir devam eden soruşturmaların bir parçasıydı ve bunlardan bazıları tutuklandı" dedi. Ancak Perrino, Irak'ın başka ülkelerin denetimine bel bağlamak yerine, harcamaları içeriden denetleyecek kendi kurumsal kapasitesini geliştirmesinin çok daha hayati olduğunu sözlerine ekledi.
Ne olmuştu?
Geçtiğimiz 28 Haziran Pazar günü sabah saatlerinde Irak Terörle Mücadele Güçleri, Ordu birlikleri ve Dürüstlük Komisyonu'nun katılımıyla Bağdat'taki korunaklı Yeşil Bölge ile bazı vilayetlerde eş zamanlı geniş çaplı bir yolsuzluk operasyonu başlatılmıştı.
Irak Başbakanı Ali Zeydi ise yaptığı açıklamada, operasyonların henüz ilk aşamada olduğunu, hükümetin çalınan kamu mallarını geri alma ve halkın çıkarlarını koruma kararlılığından geri adım atmayacağını duyurmuştu.



