Bağdat (Rûdaw) – Irak'ta yolsuzluk soruşturmaları kapsamında 47 üst düzey yetkili ve milletvekili gözaltına alınırken, hakkında yolsuzluk dosyası bulunduğu belirtilen çok sayıda üst düzey ismin ise henüz gözaltına alınmadığı ifade ediliyor. Soruşturmanın bu isimlere uzanıp uzanmayacağı tartışılırken, Rûdaw'ın "Renc ile" programına katılan siyasetçi, uzman ve eski yetkililer, operasyonun kapsamını, ABD'nin rolünü ve Irak'taki yolsuzluk ağlarının ulaştığı boyutu değerlendirdi.
ABD'nin siber desteği ve baskısıyla yürütülen bir operasyonda, Irak'ta aralarında üst düzey yetkililer ve milletvekillerinin de bulunduğu 47 kişi yolsuzluk suçlamasıyla gözaltına alındı. Operasyonun, Petrol Bakanlığı dosyası üzerinden başlatıldığı ve yüzlerce başka yetkilinin de yakından takip edildiği belirtildi.
Gözaltına alınanlar arasında Petrol Bakan Yardımcısı ile 12 milletvekili de bulunuyor. Irak resmi medyası, yaklaşık 12 saat süren güvenlik operasyonunda gözaltına alınan Şii ve Sünni isimlerin listesini yayımladı.
Operasyon 28 Haziran 2026 Pazar sabahı başladı. Gözaltına alınanların büyük bölümünün, eski Petrol Bakan Yardımcısı Adnan Cumeyli hakkındaki yolsuzluk dosyasıyla bağlantılı olduğu ifade edildi.
“Yaklaşık 1.000 yetkili hakkında işlem var”
Rûdaw Irak Masası editörü ve üniversite öğretim üyesi Dr. Nehro Muhammed, “Renc ile” programında yaptığı değerlendirmede, dosyada yaklaşık 128 kişinin arandığını, Irak genelinde ise 952 kişi hakkında işlem bulunduğunu söyledi.
“Irak'taki yetkililerin büyük kısmı hakkında yolsuzluk dosyaları hazır. Ancak ne zaman ve nerede harekete geçileceği bilinmiyor.”
Nehro Muhammed, “Büyük başlar hâlâ yakalanmadı” diyerek şunları ekledi:
“Yaklaşık iki hafta önce Irak, ABD ile kara para aklamayla mücadele projesine dahil oldu. FBI sürecin arkasında yer alıyor. Bu adım Irak'ın mali sorunlarını çözmeye yönelik ve Iraklı birçok yetkili yolsuzluğa bulaşmış durumda.”
“ABD ile önceden anlaşma yapıldı”
Irak eski Maliye Bakan Yardımcısı Fazıl Nebi de programda şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ali Zeydi'nin başbakanlıkla görevlendirilmesinden yaklaşık bir ay önce ABD ile bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre bazı adımlar atılması gerekiyordu ve bunlardan biri de yolsuzlukla mücadeleydi. Bu nedenle Ali Zeydi'nin arkasında ABD desteği bulunuyor.”
Operasyonun yöntemine ilişkin ise şöyle konuştu:
“Çok akıllıca hareket ettiler. Eğer en tepeden başlasalardı başarılı olamazlardı. Önce alt kademelerden başladılar, sonra yukarı çıkacaklar.”
Fazıl Nebi, ABD'nin Irak'taki mali hareketlere dair çok ayrıntılı bilgiye sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Ben bakan vekiliyken Amerikalılar bana geliyor ve benim bildiğimden daha fazla ayrıntıya sahip oluyorlardı. İsimleriyle, yerleriyle her şeyi biliyorlardı. Amaç kara para aklamayı engellemek. Önce genel müdürlerden başladılar, sonra büyük isimlere ulaşacaklar. Ancak büyük isimlerin mutlaka yargılanmasını değil, çalınan paraların geri alınmasını istiyorlar.”
Nebi ayrıca şu çarpıcı iddiada bulundu:
“Irak'taki güç merkezlerinin yüzde 90'ı yolsuzluğa bulaşmış durumda. Yolsuzluk dev bir sektöre dönüştü. Sadece bazı ürünlerin gelirleri bile düzgün toplansaydı Irak'ın petrole ihtiyacı kalmazdı.”
Petrol konusunda ise günlük yaklaşık 1 milyon varil petrolün rafinerilere verildiğini, ancak gelirinin devlet hazinesine girmediğini savundu. Bu paranın hazineye aktarılması halinde aylık yaklaşık 1,5 milyar dolar, yıllık ise 18-22 milyar dolar gelir sağlanabileceğini söyledi.
“300 milyar dolar Irak'tan çıkarıldı”
Helwest Hareketi yöneticilerinden Ali Heme Salih, yolsuzluk ağının çok geniş olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu çok büyük bir ağ. İçinde çok sayıda kişi var. Adı geçen yetkililerin çoğu telefonlarını kapattı ve yer değiştirdi.”
Ali Heme Salih, Irak bakanlıklarında rüşvetsiz işlem yapılmadığını öne sürerek, bazı yerlerde iş görmek için “10 adet Rolex saat alınması” istendiğini söyledi.
Kürt yetkililerin de yolsuzluk dosyalarında yer aldığını belirten Salih şöyle konuştu:
“Kürt yetkililer de var. Hepsi bu dosyada olmayabilir ama kendi bakanlıklarında benzer işler yapmış olabilirler. Kürtler, Sünniler ve güçlü isimler bu ağın içinde.”
Elinde 395 dosya bulunduğunu ve bunların bir kısmının Kürdistan Bölgesi'yle ilgili olduğunu söyleyen Salih, 2015'e kadar uzanan ve Irak'tan yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen 300 milyar dolara ilişkin belgelere sahip olduğunu da ifade etti.
“Bağdat'ta selam vermek için bile telefon kartı gerekiyor”
Kürdistan Bölgesi Dürüstlük Kurumu Başkanı Hakim Ahmed Enwer ise programda şu ifadeleri kullandı:
“Bağdat'ta birine selam verirken bile bir şey vermeniz bekleniyor; en azından bir telefon kartı. Kürdistan Bölgesi'nde durum biraz daha hafif.”
Operasyonun uzun süredir planlandığını belirten Enwer, yeni parlamento döneminin başlamasına birkaç gün kala gerçekleştirildiğine dikkat çekti.
Adnan Cumeyli'nin Kürdistan Bölgesi'ndeki mülklerine ilişkin Iraklı yetkililerle son iki haftada temas kurduklarını ve iş birliği yaptıklarını söyledi.
Savunma ve elektrik bakanlıklarında da yolsuzluk iddiası
Irak Milletvekili Şirvan Duberdani, soruşturmanın yalnızca Adnan Cumeyli dosyasıyla sınırlı olmadığını belirtti.
“Petrol, gaz, savunma, içişleri ve sanayi bakanlıklarında da büyük yolsuzluk dosyaları var.”
Duberdani, kısa süre önce ortaya çıkan ve yüz milyonlarca dolarlık araç alım ihalesini örnek göstererek, Kürdistan Bölgesi'ni eleştiren bazı milletvekillerinin bugün yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Ayrıca, “Bu soruşturmalar gerçekten sonuna kadar giderse Irak'ı yönetecek kimse kalmayabilir” ifadelerini kullandı.
“Bütçe tehlikedeydi”
Irak Parlamentosu Maliye Komisyonu üyesi Cemal Koçer, soruşturmanın yalnızca bireyleri değil, yolsuzluk ağlarını hedef aldığını söyledi.
“Eğer şimdi müdahale edilmeseydi, milyarlarca dolar 2027 bütçesine yük olacaktı ve devlet ciddi bir krize sürüklenecekti.”
Koçer, operasyonun Irak genelini kapsayan daha büyük bir ekonomik ve siyasi mücadelenin parçası olduğunu savundu.
“Büyük isimler ortaya çıkmayabilir”
Irak eski Maliye Komisyonu üyesi Sami Etroşi ise daha karamsar bir tablo çizdi:
“Irak'ta yolsuzluk artık bir olguya dönüştü. Büyük isimlerin tamamen ortaya çıkarılacağına inanmıyorum. Sonunda onlardan sadece paraları geri getirmeleri istenecek.”
Etroşi, Irak demiryolu projesi için ayrılan 22 milyar dolarlık bütçede de büyük yolsuzluk şüpheleri bulunduğunu iddia etti.
ABD baskısı var mı?
Rûdaw'ın Washington Büro Müdürü Diyar Kurde, ABD'nin operasyona doğrudan katılmadığını ancak Irak'a kapsamlı mali istihbarat sağladığını söyledi.
“ABD Hazine Bakanlığı, Irak'a ciddi adımlar atması için ayrıntılı bilgiler verdi. Bu bilgiler, silahlı gruplara finans sağlayan bazı isimleri de kapsıyor.”
Diyar Kurde'ye göre, Ali Zeydi hükümeti içinde bile soruşturmayla karşı karşıya kalabilecek üst düzey isimler bulunuyor ve Washington, Irak'tan daha fazla şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele adımı atmasını istiyor.
Irak siyasetinde yeni dönem
Operasyon, Irak'ta siyasi dengelerin değiştiği bir dönemde gerçekleşiyor. Habere göre, ABD'nin 24 Nisan'da ilettiği mesaj Şii siyasi çevrelerde bazı isimlerin başbakanlık yarışından dışlanması olarak yorumlandı.
İki gün sonra Haşdi Şabi Başkanı Falih Feyyaz'ın evinde yapılan toplantıda Nuri Maliki ile Muhammed Şiya Sudani'nin, Ali Zeydi üzerinde uzlaştığı ve Zeydi'nin özellikle Maliki'nin desteğiyle bu aşamaya geldiği ifade edildi.
Böylece operasyonun yalnızca bir yolsuzluk soruşturması değil, aynı zamanda Irak'taki yeni siyasi ve ekonomik güç mücadelesinin önemli bir parçası olduğu değerlendirmesi yapılıyor.


