Erbil (Rûdaw) - İran Kara Kuvvetleri Kuzeybatı Bölge Komutanı Tuğgeneral Hüseyin Şefii, Serdeşt’ten Hazar kıyısındaki Astara’ya kadar uzanan tüm sınır hattında savunma planlarının güncellendiğini duyurdu.
Şefii, ordunun son çatışma deneyimleri ışığında “yeni bir savaşın tüm senaryolarına eksiksiz hazır olduğunu” açıkladı.
Bölgesel gerilimlerin tırmandığı bir dönemde İran ordusundan ülkenin kuzeybatı sınır hattına ilişkin dikkat çeken bir askeri teyakkuz açıklaması geldi.
İran Ordusu Kara Kuvvetleri Kuzeybatı Bölge Karargahı Komutanı Tuğgeneral Hüseyin Şefii, sınır hattındaki tahkimat ve operasyonel hazırlıklara ilişkin Urmiye'de basın toplantısı düzenledi.
Tuğgeneral Şefii; Türkiye, Irak ve Azerbaycan sınırlarını da kapsayan geniş bir coğrafyayı işaret ederek, Serdeşt’ten Gilan eyaletine bağlı Astara kentine kadar her türlü tehdide karşı askeri, taktik ve teknik planlamaların tamamlandığını bildirdi.
“Geçmiş savaşların dersleriyle planlarımızı yeniledik”
Olası bir askeri çatışma ihtimaline karşı doktrinlerin bütünüyle elden geçirildiğini belirten Şefii, şunları kaydetti:
"Düşmanın geliştirebileceği her türlü tehdit, kabiliyet, yöntem ve farklı araca karşı koymak amacıyla hazırlıklarımızı en üst seviyeye çıkardık. 8 yıllık İran-Irak savaşının yanı sıra yakın dönemde yaşanan 12 günlük ve 40 günlük askeri çatışmaların sahadaki tecrübeleri doğrultusunda tüm savunma senaryolarımız baştan aşağı revize edilmiştir. Olası tehditlere eş zamanlı karşılık verebilecek şekilde, yeni bir savaşa yönelik gereken tüm adımlar atılmıştır."
Hızlı taarruz birlikleri ve askeri teknolojide dönüşüm
İran Ordusu'nun son yıllarda konvansiyonel yapıdan profesyonel ve dinamik bir ordu modeline geçtiğini vurgulayan Şefii, teşkilat yapısındaki köklü dönüşüme dikkat çekti.
Yeni nesil tehditlere karşı birliklerin hareket kabiliyetinin artırıldığını belirten İranlı Komutan:
Hızlı müdahale birlikleri ile seyyar taarruz unsurlarının ordunun omurgasını oluşturduğunu, ağır silah, mühimmat ve muharip birliklerin sınır hatlarına yıldırım hızıyla intikal ettirilme kapasitesinin test edildiğini, silah ve savunma teçhizatının geliştirilmesinde üniversitelerin bilimsel ve teknolojik altyapısından doğrudan yararlanıldığını ifade etti.


