Erbil (Rûdaw) - İran Dışişleri Bakanlığı yayımladığı 3 sayfalık deklarasyonla Washington ve Körfez başkentlerine çok sert mesajlar gönderdi. Tahran, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün kendisinde olduğunu hatırlatarak, "Müzakere teslimiyet değildir, ABD zorbalığa devam ederse sonuçlarına katlanır" dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı, bugün akşam saatlerinde yayımladığı resmi bildiriyle hem diplomatik hem de askeri stratejisini dünyaya ilan etti.
ABD’yi haziran ayında imzalanan "İslamabad Mutabakatı"nı ihlal etmekle suçlayan Tahran, savunma hattını genişlettiğini duyurdu.
"Hürmüz Boğazı bizim yönetimimizde"
Bildirideki en dikkat çekici detay, Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin oldu. İran, imzalanan barış mutabakatının 5. maddesi gereği boğazın yönetiminin Umman ile koordineli olarak kendisine bırakıldığını hatırlattı.
ABD’nin sivil ticaret gemilerini askeri sevkiyat için kullanarak bu anlaşmayı sabote ettiğini bildiren Bakanlık, Hürmüz üzerindeki egemenlik haklarından vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
Körfez ülkelerine sert uyarı: Tarafınızı seçin
Körfez ülkelerine yönelik "komşuluk" mesajı veren Tahran, buna rağmen çok kritik bir şerh düştü: "Hiçbir komşumuzla düşmanlığımız yok ancak topraklarınızın ve askeri imkanlarınızın 'Amerikan-Siyonist' saldırganlar tarafından İran'a karşı kullanılmasına izin vermeyin. Herhangi bir ülkenin topraklarından İran'a yönelecek her saldırı, o ülkeyi bizim için doğrudan 'tehdit kaynağı' ve meşru hedef haline getirir."
Yeni lider ve "geri adım yok" mesajı
Ayetullah Ali Hamaney’in cenaze töreni sırasında ABD saldırılarının başladığını ifade eden Tahran, yeni lider Ayetullah Mücteba Hamaney döneminde de savunma politikasının tavizsiz süreceğini belirtti.
Bildiride, "Müzakere masasında olmamız teslim olduğumuz anlamına gelmez. Halkımızın son 40 gündeki direnişi, İran’ın daha da güçlendiğinin ispatıdır" ifadelerine yer verildi.
"Mazeret üretiyorlar"
İran, Washington’un saldırılarına kılıf uydurmak için "helikopter kazası" ve "gemi olayları" gibi yapay krizler kurguladığını savunarak, uluslararası toplumu ABD’nin "75 yıllık düşmanlığına" karşı durmaya çağırdı.
Bildiri, ABD’nin tutumunu değiştirmemesi halinde Tahran’ın "en sert askeri yanıtı" vermeye hazır olduğu uyarısıyla sona erdi.



