Haber Merkezi – İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkenin eski lideri Ali Hamaney'in 28 Şubat'ta hayatını kaybettiği ABD-İsrail saldırısına ilişkin, "Rehberin ofisine yönelik saldırı bir güvenlik açığı nedeniyle gerçekleşti ve bu açık muhtemelen hâlâ mevcut" dedi.
İran devlet televizyonunda katıldığı programda konuşan Erakçi, ABD ve İsrail ile yaşanan savaş, ateşkes süreci ve nükleer müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Savaşa hazır olmaları için talimat verdik"
Erakçi, ABD'nin askeri hazırlıklarını tamamladıktan sonra İran'a uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen durdurulmasını istediğini öne sürerek, aksi halde saldırıların başlayacağı yönünde mesaj iletildiğini söyledi.
Bunun üzerine müzakerelere yeniden başlanmasına karar verildiğini belirten Erakçi, "Bu kararın temel amacı, daha sonra 'Eğer müzakere olsaydı savaş çıkmazdı' söyleminin önüne geçmekti" ifadelerini kullandı.
İlgili kurumların savaşın yeniden başlayacağını öngördüğünü dile getiren Erakçi, bu nedenle Silahlı Kuvvetlere hazırlıklı olmaları talimatının verildiğini kaydetti.
Erakçi ayrıca, ülke liderinin hedef alınması halinde Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasına yönelik planın da önceden hazırlandığını söyledi.
"Nükleer Komite kuruldu"
İran Dışişleri Bakanı, 12 gün süren savaşın ardından nükleer müzakereleri yürütmek amacıyla önce "Nükleer Komite", daha sonra ise "Müzakere Komitesi" oluşturulduğunu belirtti.
Erakçi, müzakerelere ilişkin tüm kararların İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin onay mekanizmasından geçtiğini ifade etti.
"Güvenlik açığı hâlâ devam ediyor olabilir"
Ali Hamaney'in hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erakçi, saldırının zamanlamasının tesadüf olmadığını savundu.
"Onlar, Rehber'in her sabah ofisinde bulunduğunu biliyorlardı. Komuta merkezi toplantısı da birkaç bina ötede yapılıyordu. Tam o anı seçtiler" diyen Erakçi, İstihbarat Bakanlığının toplantısının da aynı saatlerde gerçekleştirildiğini söyledi.
Erakçi, "Rehberin ofisine yönelik saldırı bir güvenlik açığı nedeniyle gerçekleşti ve bu açık muhtemelen hâlâ mevcut" ifadelerini kullandı.
"Ateşkesi erken kabul etseydik..."
Erakçi, kişisel çıkarlarını ve siyasi geleceklerini önceleyen isimleri "ihanet içinde" gördüğünü belirterek, kendisinin kariyer hesabıyla hareket etmediğini söyledi.
Ateşkes sürecine de değinen Erakçi, "Ateşkesi 10 gün daha erken kabul etseydik Ali Laricani'yi, İsmail Hatib'i, Aseluye'yi ve Mübarek Çelik Fabrikası'nı kaybetmemiş olurduk" değerlendirmesinde bulundu.

