Erbil (Rûdaw) - İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik planlarına dair sert açıklamalarda bulundu. Bekayi, Washington’un bölge ülkeleriyle yapılan mevcut anlaşmaları görmezden gelerek su yolunu tek taraflı kontrol etmeye çalıştığını bildirdi.
Ortadoğu’da sular durulmazken, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerinden yeni bir gerginlik tırmanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi yaptığı basın açıklamasında, Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki askeri ve siyasi varlığını "tehlikeli bir yayılmacılık" olarak nitelendirdi.
"Anlaşmalar devre dışı bırakılıyor"
Bekayi, Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin hukuki çerçeveyi hatırlatarak, Washington yönetimini uluslararası mutabakatları ihlal etmekle suçladı.
Sözcü, "Mutabakat zaptının 5. maddesi uyarınca, Hürmüz Boğazı’nın yönetimi Umman ve bölgedeki diğer kıyıdaş ülkelerle istişare içinde yürütülmelidir. Ancak ABD, bu yasal zorunlulukları bir kenara iterek stratejik su yolunda tam kontrol sağlamayı hedeflemektedir" dedi.
İran’dan "sorumlu yanıt" savunması
İran’ın son dönemde boğazda uyguladığı kısıtlayıcı önlemlere de değinen Bekayi, bu adımların bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Tahran’ın hamlelerini "sorumlu bir müdahale" olarak tanımlayan Sözcü, şu ifadeleri kullandı:
"Boğazdaki son düzenlemelerimiz, bu stratejik yolu İran’a yönelik saldırı hazırlığı içinde olanlara karşı verilmiş meşru bir cevaptır. Güvenliğimizi tehdit eden hiçbir girişime izin vermeyeceğiz"
Hedefte ABD ve İsrail işbirliği var
Bölgedeki istikrarsızlığın kaynağına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bekayi, ABD ve İsrail’in ortak stratejilerini hedef aldı.
Ortadoğu’daki savaş ve şiddet sarmalının bu iki gücün müdahalelerinden beslendiğini ileri süren Sözcü, bölgenin son derece hassas bir eşikten geçtiğini vurguladı.
"Sessiz kalmayacağız" mesajı
Açıklamasının sonunda dış güçlerin bölgeye müdahale etmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Bekayi, İran’ın bölgesel güvenliği en üst düzeyde tutmak adına her türlü dış müdahaleye karşı tavizsiz bir duruş sergileyeceğinin altını çizdi.



