Haber Merkezi - İran lideri Mücteba Hamaney'in askeri danışmanı Muhsin Razai, Tahran'ın "hem savaş hem müzakere" politikasının sona erdiğini belirterek, ülkenin yeni askeri stratejisinin "önleyici savunma ve misliyle karşılık verme" esasına dayandığını söyledi.
İran devlet medyasına konuşan Razai, son 12 günlük çatışmalarda İran Silahlı Kuvvetleri'nin gerilimin bölgesel bir savaşa dönüşmesini önlemek için itidalli davrandığını savundu. Ancak ABD'nin saldırıları yeniden başlatmasıyla çatışmaların artık bölgesel bir boyut kazandığını ifade etti.
Razai, Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından kontrol edilmesinin iki temel amaca hizmet ettiğini belirterek, bunların "ulusal güvenliği sağlamak ve küresel ekonomik güvenliği korumak" olduğunu söyledi.
"İran savunmadan saldırı aşamasına geçecek"
ABD'nin saldırılarının iki ya da üç gün daha sürmesi halinde İran'ın askeri stratejisinde yeni bir aşamaya geçeceğini dile getiren Razai, şu ifadeleri kullandı:
"Eğer saldırılar devam ederse İran savunma pozisyonundan saldırı aşamasına ve kapsamlı imha operasyonlarına geçecek. Bu durumda siyasi sınırların dışındaki Amerikan askerleri ve üsleri de doğrudan hedef haline gelecektir."
Bölge ülkelerine çağrı
Razai, Kuveyt, Ürdün, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne çağrıda bulunarak, ABD ve İsrail'in askeri faaliyetlerine engel olmalarını istedi.
Hürmüz Boğazı'nın ABD'nin kontrolüne bırakılmasının Çin, Rusya ve İran gibi güçlere karşı üçüncü dünya savaşını başlatacağı anlamına geleceğini öne süren Razai, Tahran'ın bunu hiçbir koşulda kabul etmeyeceğini söyledi.
"İki konuda müzakere yok"
Razai, İran'ın müzakereye kapalı gördüğü iki temel başlığı da açıkladı.
Bunlardan ilkinin ülkenin uğradığı ekonomik zararların tamamının tazmin edilmesi, ikincisinin ise öldürülen eski dini liderin intikamının alınması olduğunu belirten Razai, "Liderin öldürülmesi ülkenin en büyük kırmızı çizgisinin aşılmasıdır. Bu suça sessiz kalmak ulusal güvenlik sistemini çökertebilir. Bu nedenle intikam artık yalnızca duygusal bir mesele değil, ülke liderliğinin itibarını korumak için stratejik bir zorunluluktur" dedi.



