Rojava Özerk Yönetimi'nin Şam Temsilcisi Abdulkerim Omer, Rûdaw’a yaptığı özel açıklamalarda, Suriye hükümeti ile yürütülen kurumların birleştirilmesi (entegrasyon) sürecinde gelinen son noktayı paylaştı.
Omer, askeri güçlerin büyük oranda birleştiğini, ancak YPJ’nin statüsü ve Kürtçe eğitim gibi kritik konularda Şam’dan nihai yanıt beklediklerini ifade etti.
Abdulkerim Omer, sürecin ilerlediğini belirterek, "Hem bizim hem de Şam yönetiminin anlaşmaları hayata geçirme konusunda ciddi bir iradesi var" dedi.
Kürt meselesinin yalnızca idari görev paylaşımıyla çözülemeyeceğini belirten Omer, bunun siyasi, anayasal ve hukuki bir mesele olduğunu söyledi.
Abdulkerim Omer, Rûdaw Şam muhabiri Solin Muhammed Emin’e konuştu.
Rûdaw: Suriye hükümeti ile yürütülen entegrasyon süreci şu an ne aşamada? Hangi kurumlar henüz Şam’ın çatısı altına girmedi? Aranızdaki temel anlaşmazlık noktaları nelerdir?
Dr. Abdulkerim Omer: 29 Ocak'ta varılan anlaşmanın maddeleri doğrultusunda çalışmalarımız sürüyor. Bazı başlıklarda önemli ilerleme kaydettik, bazı konularda ise süreç devam ediyor. Özerk Yönetim'in onlarca kurumu var ve bu yapı 10 yılı aşkın bir sürede oluştu. Bazı kurumlar hızlı şekilde entegre edilirken, bazıları için zamana ihtiyaç var. Hâlâ diyalog yürütülen ve nihai karara bağlanmamış başlıklar bulunuyor. Ancak süreç doğru yönde ilerliyor. Tren rayına oturdu diyebiliriz. Hem bizim hem de Şam yönetiminin anlaşmaları uygulama konusunda ciddi bir iradesi var.
Rûdaw: Şu ana kadar entegrasyonu tamamlanmayan birimler hangileri?
Dr. Abdulkerim Omer: "Başlamadık" diyebileceğimiz bir alan yok ancak henüz sonuçlanmayan kısımlar var. Örneğin; askeri güçlerimiz ve Asayiş tamamen Savunma ve İçişleri Bakanlıklarına bağlandı. Henüz çözülmeyen konulardan biri Kadın Savunma Birlikleri (YPJ). YPJ, yürüttüğü mücadele nedeniyle Savunma Bakanlığı’na bağlanmak istiyor ancak Şam yönetimi, Suriye ordusunda kadın askerlerin bulunmadığını belirtiyor. Bu nedenle yeni bir öneri sunuldu: YPJ, İçişleri Bakanlığı bünyesinde özel bir "Anti-Terör Timi" olarak yer alabilir. Bu öneri şu an Geçici Cumhurbaşkanı’nın masasında, yanıt bekliyoruz.
Eğitim alanında da adımlar atıldı, Haseke’de müdür atamaları yapıldı ancak Kürtçe eğitim meselesi hala bir sorun. Cumhurbaşkanı’nın 13 nolu kararnamesine göre Kürt dili ve kültürü hakkı tanınmıştır. Şam, haftada sadece 2 saat Kürtçe dersi verilmesini öneriyor.
Rûdaw: Peki siz ne talep ediyorsunuz?
Dr. Abdulkerim Omer: Biz eğitimin tamamen Kürtçe olmasını istiyoruz. Geçen hafta Sayın İlham Ahmed ve Suriye Eğitim Bakanı Sayın (Muhammed Abdurrahman) Turko ile birlikte Cumhurbaşkanlığına bir öneri sunduk: Suriye ulusal müfredatı Kürtçeye çevrilsin. İsteyen Kürtçe, isteyen Arapça okuyabilsin. Bu teklife cevap bekliyoruz. Diğer yandan Kadın Kurulu ve Sosyal İşler Kurulu, Suriye Sosyal İşler Bakanlığına bağlandı. Kamışlo gibi bir bölgeye Suriye tarihinde ilk kez Kürt bir kadın bölge yöneticisi olarak atandı.
Rûdaw: Bu atama listesini Özerk Yönetim mi sundu yoksa Şam mı belirledi?
Dr. Abdulkerim Omer: Bunlar 29 Ocak anlaşması çerçevesinde yürütülen diyalog sonucunda gerçekleşti. Anlaşmaya göre Özerk Yönetim'in tüm idari, askeri ve sivil kurumları Suriye devlet kurumlarına entegre edilecek. Bunun için ortak komisyonlar kuruldu ve görüşmeler yapıldı. Cumhurbaşkanlığı da bu sürecin yürütülmesi için görevlendirmeler yaptı.
Bir kadının bölge yöneticisi olması gurur verici. Bu, özellikle Kürt kadınlarının siyasi, askeri ve toplumsal mücadelelerinin bir sonucudur.
Diğer bir konu da tabi bu insani bir konudur ve bu konuda da ilerleme sağlandı. Efrin'den göç eden yaklaşık bin aile perşembe günü evlerine dönmeye başladı. Bu çok sevindirici bir gelişme. Serêkaniyê, Girê Spî ve Rakka'dan göç edenlerin dönüşü önünde hala engeller var ama bu konularda da çalışmalarımız sürüyor. Umuyoruz ki yeni Suriye'de artık hiçbir insan yerinden edilmiş olmayacak.
Rûdaw: Şam ile aranızdaki en büyük siyasi anlaşmazlık nedir?
Dr. Abdulkerim Omer: Tartışmalı olan temel konu, Parlamento ve yeni anayasa komisyonudur. Kürt meselesi sadece bir idari atama meselesi değildir; siyasi bir meseledir. Siyasi, anayasal ve hukuki düzeyde çözülmelidir. Mevcut Suriye Parlamentosu’nun yapısından memnun değiliz.
Rûdaw: Bu noktada bir sorum olacak: Suriye hükümetiyle bu kadar derin bir entegrasyon sürecindeyken neden parlamentoda Özerk Yönetim’den kimse yer almadı? Boykot mu ettiniz yoksa Şam’ın listesinde mi yer bulamadınız?
Dr. Abdulkerim Omer: Siz başkent Şam’dasıznı ve bu soruyu onlara da sorabilirsiniz. Suriye Parlamentosu seçimlerinin yapılma şekli halkı tam temsil etmiyor. Seçilenlerin yüzde 30’u bizzat Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. Mevcut parlamento Suriye halkının gelecekte istediği yapıda değil.
Kürtlerin sayısı çok az (10-12 kişi). Kadın temsili yetersiz. Yine diğer bileşenlerin de temsiliyeti oldukça yetersiz. En önemli konu da şu; Suriye’nin en büyük ikinci etnik yapısı olan Kürtlerdir. En azından Parlamento Başkanlığı heyeti içerisinde bir Kürt olabilirdi. Belirledikleri adayları seçtiler. Seçimlerde iki Kürt aday oldu, biri eskiden bir partinin genel sekreteriydi, Şam’ın mevcut yönetimine de yakın bir isimdi, sadece 10 oy alabildi. Bunun bir anlamı var.
Suriye, 60 yıllık baskıcı ve merkeziyetçi bir sistemden ve 14 yıllık iç savaştan geliyor; bu yapı artık işlevsel değil. Bizim yeni Suriye’nin inşasında eskiye dönmeyi kabul etmemiz mümkün değil. Suriye; çok renkli, çok inançlı ve çok uluslu bir devlettir. Yeni bir devlet inşa etmek için tüm bileşenler (Kürtler, Süryaniler, Ermeniler, Aleviler, Dürziler) aynı masada oturup uzlaşmalıdır. İttifak olmadan olmaz, her şeyi sadece seçimle de çözemezsiniz. Parlamento’da Kürt sayısı 30 veya 40 olsa bile yetkileri yoksa bu bir çözüm üretmez.
Böyle kriz içerisinden çıkmaya çalışan ülkeler öncelikle kendi aralarında meselelerde uzlaşma sağlamalı. Mesela anayasa komitesi oluşturulmadan önce bir uzlaşı olması gerekiyordu. Üzerinde uzlaşmamız gereken konular vardı, buna dair bir taslak hazırlanmalı ve taslağın yasaya dönüşmesi için de ulusal bir kongrede onaylanmalı, geçici bir hükümet kurulmalıdır. Suriye ancak yerinden yönetim (adem-i merkeziyetçilik) ve demokrasi ile yönetilebilir.
Mevcut yönetim işleri tek taraflı götürüyor ve gelecekte bir çok soruna yol açacak. Örnekleri sahil bölgelerinde, Süveyda’da ve Kürt bölgelerinde göründü. Biz bu hükümetin bahsettiğimiz hususları göz önünde bulundurmasını umuyoruz. Kürt meselesini diyalog ile çözmesini ümit ediyoruz. 26 Nisan’da düzenlenen konferansta seçilen heyet Kürt halkının iradesini temsil ediyor, bu heyetle Kürt halkının hakları konusunda müzakere yapılmalı.
Rûdaw: Özerk Yönetim’in veya DSG’nin ne zaman resmen lağvedileceğine dair bir takvim belirlendi mi?
Dr. Abdulkerim Omer: Evet, bu entegrasyon süreciyle bağlantılı. Örneğin daha önce Cezire Bölgesi İcra Konseyi Başkan Yardımcısı olan Süryani bir kadın bugün Haseke Valiliği İcra Ofisi Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. Kamışlo Bölge Yöneticisi de daha önce Özerk Yönetim'de görev yapıyordu. Kurumlarımız adım adım devlet kurumlarına entegre oluyor.
Bu süreç tamamlandığında, SDG de YPJ meselesi çözüldükten sonra Suriye Savunma Bakanlığı bünyesine katılacak. Entegrasyon tamamlandıktan sonra Özerk Yönetim'in ve Suriye Demokratik Güçleri'nin resmen sona erdiği ilan edilecek. Ancak Kürt meselesi siyasi ve ulusal bir meseledir. Kalıcı çözüm, yeni Suriye anayasasında Kürtlerin ve tüm halkların haklarının güvence altına alınmasıyla mümkün olacaktır. Ancak bu şekilde Suriye’de istikrar sağlanabilecektir. Bu olmadan yeniden engellerle karşılaşmamız mümkün olacaktır.
Rûdaw: Kürtlerin yeni süreçteki rolü ne olacak? 26 Nisan'daki Kürt Birlik Konferansı'ndan sonra Şam'la temas kuruldu mu?
Abdulkerim Ömer: 26 Nisan'daki konferans tarihi bir adımdı. İlk kez tüm Kürt siyasi partileri, sivil toplum kuruluşları, kadın hareketleri ve bağımsız isimler ortak bir zeminde buluştu. Kürt halkının haklarını ve Suriye'nin geleceğini kapsayan ortak bir proje üzerinde uzlaşıldı ve bir heyet oluşturuldu. Ancak o heyet, Şam'la görüşmek istemesine rağmen bugüne kadar olumlu bir yanıt alamadı. Bizim beklentimiz, Rojava’daki Kürtlerin birlik içinde hareket ederek Şam'la diyalog kurması ve yeni Suriye'nin inşasında aktif rol üstlenmesidir. En önemlisi bir şimdi Esad rejiminden kurtulduk. Yeni bir geçiş dönemindeyiz. Değişimin önünde hâlâ birçok engel ve zorluk bulunuyor. Bu nedenle Suriye'nin geleceğinde yeni bir dönemin başlaması için Kürtlerin birlik içinde hareket etmesi gerekiyor.
.webp&w=3840&q=75)

