Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu "BB-", kredi notu görünümünü ise "stabil" olarak koruduğunu açıkladı.
Fitch, Türkiye'nin kredi notunun; yüksek enflasyon geçmişi, yüksek dış finansman ihtiyacına karşın düşük dış likidite seviyesi, zayıf yönetişim yapısı ve para politikasına yönelik siyasi müdahaleler nedeniyle baskı altında bulunduğunu değerlendirdi.
Kuruluş, buna karşın Türkiye'nin düşük kamu borcu, büyük ve çeşitlendirilmiş ekonomik yapısı, benzer not grubundaki ülkelere göre daha yüksek kişi başına düşen milli geliri, kriz dönemlerinde dış finansmana erişimini sürdürebilmesi ve dayanıklı bankacılık sektörünün kredi notunu destekleyen unsurlar olduğunu vurguladı.
Enflasyonda kademeli gerileme beklentisi
Fitch, Türkiye'de yıllık enflasyonun hFitcaziran ayında kaydedilen yüzde 32 seviyesinden 2026 sonunda yüzde 29,5'e, 2028 sonunda ise yüzde 18'e gerilemesini beklediğini açıkladı.
Açıklamada, bu seviyelerin yine de Fitch'in derecelendirdiği ülkeler arasında en yüksek enflasyon oranları arasında yer alacağı belirtilerek, enflasyon beklentilerinin yüksek kalmasının erken bir para politikası gevşemesinin enflasyonist ve makroekonomik riskleri artırabileceği uyarısında bulunuldu.
Büyüme ve rezerv beklentileri
Kuruluş, Türkiye ekonomisinin potansiyel büyüme hızını yaklaşık yüzde 4 olarak değerlendirirken, ekonomik büyümenin 2026 yılında yüzde 2,8'e gerileyeceğini, 2027 yılında ise yüzde 4,4'e yükseleceğini öngördü.
Fitch ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) son dönemde attığı sıkılaştırıcı adımların uluslararası rezervlerde toparlanmayı desteklediğini belirterek, brüt döviz rezervlerinin 2026 sonunda 167 milyar dolara ulaşmasını beklediğini kaydetti.
Cari açıkta artış öngörüsü
Kuruluşun tahminlerine göre, enerji ve turizm gelirlerindeki zayıflamanın etkisiyle cari açığın 2026 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 3'üne yükselmesi bekleniyor.
Fitch, Türkiye'de genel seçimlerin 2027 sonunda yapılacağını öngörürken, seçim öncesinde sınırlı mali teşvikler ve kredi desteklerinin devreye alınabileceğini ancak ekonomi yönetiminin ortodoks politikalardan uzaklaşmasının beklenmediğini ifade etti.
Açıklamada, dış finansman ihtiyacının kalıcı biçimde azalması, ülkenin dış tamponlarının güçlenmesi ve enflasyonu düşürmeye yönelik sıkı para politikasının sürdürülmesine yönelik güvenin artmasının, Türkiye'nin kredi notunda ilerleyen dönemde artışa zemin hazırlayabileceği belirtildi.



