Haber Merkezi - Altın fiyatları, üst üste dört hafta süren düşüş eğiliminin ardından cuma günü yükselişle kapanarak haftalık bazda ilk artışını kaydetti. Piyasalar zayıf gelen ABD istihdam verilerine odaklanırken, merkez bankalarının altın alımları da fiyatları destekliyor.
Cuma günü yüzde 1,3 oranında değer kazanan altının onsu 4.174 dolardan işlem gördü. Son bir aylık fiyat ortalamasının üzerine çıkan "sarı metal", geçtiğimiz haftayı genel olarak yüzde 2’lik bir yükselişle tamamladı. Ağustos ayı teslimatlı vadeli altın sözleşmelerinde ise ons fiyatı 4.186 dolar seviyesinden alıcı buluyor.
ABD istihdam verileri beklentilerin çok altında kaldı
Perşembe günü açıklanan ABD işgücü piyasası verileri, piyasalardaki yönü belirleyen ana etken oldu. Ekonomistlerin 110 bin yeni istihdam yaratılması yönündeki beklentilerine karşın, geçen ay ABD'de sadece 57 bin yeni iş imkanı sağlandığı açıklandı.
İşgücü piyasasındaki bu belirgin yavaşlama, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) kısa süre içerisinde yeniden faiz artırımına gideceğine dair piyasa endişelerini de büyük ölçüde hafifletti.
Konuyu değerlendiren Bybit finansal piyasalar analisti Han Tan, "Açıklanan son istihdam verileri, Merkez Bankası'nın bu yılın Eylül ayında olası bir faiz artırımına gideceğine yönelik piyasa endişelerini yatıştırdı" ifadelerini kullandı.
Gözler Eylül ayındaki Fed kararına çevrildi
Verilerin açıklanmasından önce yatırımcılar Eylül ayında bir faiz artırımı ihtimalini yüzde 66 olarak fiyatlarken, zayıf gelen istihdam rakamlarının ardından bu beklenti yüzde 54'e kadar geriledi. Bu gelişmeyle birlikte küresel piyasalarda dolar, haftalık bazda en sert düşüşlerinden birini yaşadı ve bu durum altının ons fiyatına doğrudan ivme kazandırdı.
Öte yandan altın talebini ayakta tutan bir diğer önemli faktör de merkez bankalarının stratejik alımları oldu. Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) perşembe günü yayımladığı verilere göre, küresel merkez bankaları sadece mayıs ayında rezervlerine 41 ton altın ekledi.
Analist Han Tan, "Bazı merkez bankaları son dönemde kendi yerel para birimlerinin değerini korumak amacıyla ellerindeki varlıkların bir kısmını elden çıkarmış olsa da, uzun vadede merkez bankalarının altına olan talebin ana itici gücü olmaya devam etmesi bekleniyor" değerlendirmesinde bulundu.
.jpg&w=3840&q=75)

.jpg&w=3840&q=75)
