Erbil (Rûdaw) – DPI'nin düzenlediği "Sürdürülebilir Barışın Ekonomik Boyutları" toplantısı Şırnak'ın Cizre ilçesinde düzenlendi. Toplantıya Kürdistan Bölgesi’nden de bir heyet de katıldı. Toplantıda, barışın ekonomik etkileri, sınır ticareti ve Türkiye ile Kürdistan Bölgesi arasındaki ekonomik iş birliği ele alındı.
Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün (DPI) "Sürdürülebilir Barışın Ekonomik Boyutları" toplantısı, Şırnak’ın Cizre ilçesinde düzenlendi.
Toplantıya, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DTSO Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Erkan Azizoğlu, DTSO Yüksek İstişare Kurulu Başkan Yardımcısı Burç Baysal, TOBB Diyarbakır Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Vedat Elbal ve toplantıya ev sahipliği yapan Cizre TSO Başkanı Ömer Faruk Yıldırım katıldı.
Kürdistan Bölgesi Odalar Birliği Başkanı ve Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Geylan Hacı Said, Süleymaniye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Newzad Ghafur Kerim, Duhok ve Halepçe ticaret odası başkanları da toplantıya katıldı.
"Barışın kâr payını konuşmuyoruz"
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, yaklaşık 50 yıldır devam eden çatışmalı sürecin Türkiye'ye ağır ekonomik maliyetler yüklediğini belirterek, artık barışın sağlayacağı ekonomik kazancın konuşulması gerektiğini söyledi.
"Bu ülkede çatışmalı sürecin maliyetini konuşuyoruz ama barışın kâr payını konuşmuyoruz. Çatışmalar sona ererse Türkiye nasıl bir ekonomik sıçrama yaşayacak, bölge nasıl kalkınacak, bunları topluma anlatmak zorundayız" diyen Kaya, yaklaşık yedi yıldır DPI ile bu konuda farkındalık oluşturmak için çalıştıklarını ifade etti.
Barışın yalnızca bölgeyi değil tüm Türkiye'yi ilgilendirdiğini vurgulayan Kaya, Ege'deki bir çiftçinin mazot fiyatından Güneydoğu'daki üreticiye kadar herkesin bu süreçten etkilendiğini belirterek, "Barış sadece Diyarbakır'ın ya da Cizre'nin değil; İzmir'deki üreticinin de, Manisa'daki çiftçinin de kazancıdır" dedi.
Çatışmalı sürecin ekonomik maliyetinin çeşitli raporlarda 2 ila 4 trilyon dolar arasında hesaplandığını belirten Kaya, demokratik adımların yatırımın, üretimin ve ihracatın önünü açacağını ifade ederek, "Barış, Türkiye'nin ekonomik geleceğine yapılacak en büyük yatırımdır" diye konuştu.
Kaya, Türkiye'nin komşularıyla ekonomik ilişkilerinde güvenlik politikalarının ön plana çıktığını belirterek, Irak pazarında Türkiye'nin son yıllarda gerilediğini, Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin'in özellikle inşaat, gıda ve metal sektörlerinde önemli pay kazandığını söyledi.
"Barış ekonominin en güçlü altyapısıdır"
Cizre Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ömer Faruk Yıldırım ise barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediğini, güven ortamının yatırım, üretim ve kalkınmanın temel şartı olduğunu söyledi.
Son 50 yılda yaşanan çatışmaların yatırımları durdurduğunu ve bölge ekonomisini zayıflattığını belirten Yıldırım, "Çatışmalar yalnızca can kaybettirmez; ekonomiyi de öldürür. Hiçbir ekonomi çatışma ortamında büyümez. Barış ekonominin görünmeyen en güçlü altyapısıdır" dedi.
Kalkınma Yolu Projesi ile Irak ve Suriye'yle gelişecek ticaretin bölge için önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Yıldırım, Cizre'nin üretim, lojistik ve ihracat merkezi olmayı hedeflediğini belirtti.
İş dünyasının barış sürecindeki rolüne dikkat çeken Yıldırım, "Bir kişiye verilen iş, yüzlerce güvenlik tedbirinden daha güçlüdür. Bir fabrikanın bacasının tütmesi kalıcı barışın en önemli temellerinden biridir" ifadelerini kullandı.
"Önceliğimiz kalıcı barışın sağlanmasıdır"
Kürdistan Bölgesi Odalar Birliği Başkanı ve Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Geylan Haci Said de, Türkiye ile ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, iş dünyasını Kürdistan Bölgesi'ne yatırım yapmaya davet etti.
Türkiye ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Said, "Ekonomi ve ticaret alanında birlikte hareket etmeyi hedefliyoruz. 2013 yılında Irak hükümetinin en büyük ticaret hacmi Türkiye ile gerçekleşiyordu ve Habur Sınır Kapısı bu ticaretin ana geçiş noktasıydı. Ancak bugün 10 yıl öncesinden çok farklı bir noktadayız. Artık daha kalıcı adımlar atmamız gerekiyor" dedi.
Kürdistan Bölgesi ekonomisinin son yıllarda önemli değişim geçirdiğini ifade eden Said, geçmişte büyük ölçüde dışa bağımlı olan yapının değiştiğini belirterek, "Bu süreçte iş birliği ve güç birliğine ihtiyaç var. Türk iş dünyasını Kürdistan Bölgesi'ne yatırım yapmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
Konuşmasının sonunda kalıcı barışın ekonomik gelişmenin temel şartı olduğunu vurgulayan Said, "Önceliğimiz kalıcı barışın sağlanmasıdır. Bu sürecin başarıyla sonuçlanmasını arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı. Said, bölge olarak üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi.



