Erbil (Rûdaw) - Türkiye ile Irak arasında temmuzda süresi dolacak olan Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın yenilenmesi beklenirken, Enerji Uzmanı Oğuzhan Akyener, bölgesel gerilimler ve Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin Kerkük-Erbil-Ceyhan hattını her zamankinden daha stratejik hale getirdiğini belirterek, "Bütün taraflar daha fazla petrol sevkiyatı yapmak ve yeni anlaşmalarla süreci günümüz koşullarına uyarlamak istiyor" dedi.
Türkiye ile Irak arasında 1970'li yıllarda imzalanan Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın süresi Temmuz ayında sona erecek. Taraflar, yeni bir enerji anlaşması üzerinde çalışırken, bölgesel gelişmeler de Kerkük-Erbil-Ceyhan hattının önemini artırıyor.
Bağdat yönetimi, Kürdistan Bölgesi petrolünün kendi onayı olmadan Türkiye üzerinden ihraç edildiği gerekçesiyle Türkiye'yi Paris merkezli Uluslararası Tahkim Mahkemesi'ne taşımış, mahkeme 2023 yılında Türkiye'yi yaklaşık 1,5 milyar dolar tazminat ödemeye mahkûm etmişti. Ankara ise Irak'ın anlaşma ihlalleri nedeniyle karşı tazminat hakkı kazandığını açıklamıştı.
Kararın ardından Türkiye, Bağdat'ın onayı dışındaki petrol sevkiyatını durdurmuş, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'ndan petrol akışı yaklaşık 30 ay sonra, 27 Eylül 2025'te yeniden başlamıştı.
Mart 2026'da Ortadoğu'da yaşanan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine kapanmasıyla birlikte Bağdat ve Erbil arasındaki iş birliği derinleşti. Irak yönetimi, sevkiyat güvenliğini sağlamak amacıyla Kerkük-Ceyhan hattını yeniden tam operasyonel hale getirerek Türkiye üzerinden günlük petrol akışını 250 bin varile çıkardı.
Haziran 2026 itibarıyla hat aktif olarak çalışmaya devam ederken, Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın hedefi günlük 1,5 milyon varillik tam kapasiteye ulaşmak ve Irak ile 5 ila 10 yıllık yeni bir enerji anlaşması imzalamak.
"Kalkınma Yolu ve Hürmüz krizi alternatif rotaları zorunlu kılıyor"
Rûdaw Ekonomi Bülteni'nde Şeyh Fatih'in sorularını yanıtlayan Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, Türkiye-Irak ilişkilerinin geliştiğini ve bölgesel risklerin Kalkınma Yolu Projesi ile Kerkük-Erbil-Ceyhan hattını daha önemli hale getirdiğini söyledi.
Akyener, "Özellikle İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması gibi süreçler, Kalkınma Yolu gibi projelerin daha hızlı aktive edilmesini zorunlu kılıyor. Irak, hatta bu bağlamda Kuveyt de alternatif rotalar üzerine daha ciddi düşünmeye başladı" dedi.
"Eski hattın Irak kısmı tamamen imha oldu"
Mevcut altyapının büyük ölçüde değiştiğini belirten TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, eski Kerkük-Türkiye hattının Irak tarafının kullanılamaz hale geldiğini ifade ederek, "Eski boru hattının özellikle Irak kısmı tamamen imha oldu. Şu anda devam eden hat, Erbil üzerinden geçen yeni Kerkük-Erbil-Ceyhan boru hattıdır" diye konuştu.
Kalkınma Yolu Projesi kapsamında yeni yatırımların gündeme gelebileceğini söyleyen Akyener, Basra petrolünün daha büyük hacimlerde Ceyhan'a ulaştırılmasının hedeflendiğini kaydetti.
"Bütün taraflar uzlaşı halinde"
Türkiye, Irak ve Kürdistan Bölgesi'nin yeni yatırımlar ve günümüz koşullarını kapsayan bir anlaşma istediğini belirten Akyener, "Bence bütün taraflar bu bağlamda uzlaşı halinde. Klasik boru hattı anlaşmaları perspektifinde yeni bir anlaşma kurulacaktır" ifadelerini kullandı.
Yeni dönemde operatörlük yapısının da büyük ölçüde korunacağını belirten TESPAM Başkanı, "Türkiye tarafını yine Türkiye, Irak tarafını Irak, 'Irak Kürt Bölgesel Yönetimi üzerinden geçen kısmı yine Irak Kürt Bölgesel Yönetimi üstlenecektir'" dedi.
"Tahkim mantıksızdı, Türkiye bu parayı ödemeyecek"
Paris Tahkim Mahkemesi sürecini de değerlendiren Oğuzhan Akyener, Bağdat'ın başvurusunu eleştirerek, "Irak'ın talebi mantıksız ve adil olmayan bir yaklaşımdı. Bir taraftan Türkiye'yi ve Erbil yönetimini suçlarken, diğer taraftan aynı sevkiyat içerisinde kendisi de petrol gönderiyordu. Tahkim mantıksız bir tahkim. Türkiye bu parayı ödemeyecek" diye konuştu.
Bağdat'ın da zamanla bu konuda geri adım atacağını düşündüğünü söyleyen Akyener, "Ben artık Bağdat yönetiminin de bu mantıksız adımlarla alakalı daha fazla ayak diremeyeceğini düşünüyorum. Bu süreç kendiliğinden hallolacak" dedi.
"Türkiye'nin derdi istikrar"
Petrol sevkiyatının halen devam ettiğini vurgulayan TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, Ankara'nın önceliğinin ilişkilerin istikrarlı şekilde sürmesi olduğunu belirterek, "Türkiye'nin derdi burada istikrar ve ilişkilerin güzel bir şekilde gelişerek devam etmesi. Irak tarafının da bu konuda çok fazla ayak direyeceğini düşünmüyorum" ifadelerini kullandı.
"Kerkük-Erbil-Ceyhan hattında günlük 800 bin varillik ilave kapasite var"
Mevcut boru hattının önemli bir kapasite artışına imkân verdiğini belirten Akyener, yeni hatlar inşa edilmeden de büyük miktarlarda petrol taşınabileceğini söyledi.
Akyener, "Kerkük-Erbil-Ceyhan petrol boru hattında günlük yaklaşık 800 bin varillik ilave petrol taşınabilecek bir kapasite var. Pompa istasyonları güçlendirilerek, çok daha minimal yatırımlarla bu kapasite daha da geliştirilebilir" dedi.
"Ürdün ve Suriye rotaları uygulanabilir değil"
Irak ve Kuveyt için en gerçekçi seçeneğin Türkiye güzergâhı olduğunu belirten Akyener, alternatif rotaların teknik ve ekonomik açıdan zorluklar taşıdığını söyledi.
"Ürdün ve Suriye opsiyonları çok uygulanabilir değil" diyen Akyener, "Irak ve Kuveyt için teknik ve ekonomik açıdan en tutarlı seçenek mevcut Türkiye rotasıdır. Basra petrolü eski hatlarla Kerkük sahasına geliyor, oradan Erbil'e ve Türkiye'ye ulaşıyor. Bu güzergâhı izlemek daha mantıklı" değerlendirmesinde bulundu.
TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener’e göre, Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin devam ettiği bir dönemde Kerkük-Erbil-Ceyhan hattının kapasitesinin artırılması ve Türkiye ile Irak arasında uzun vadeli yeni bir enerji anlaşmasının imzalanması, yalnızca petrol ihracatı açısından değil, bölgesel istikrar ve enerji güvenliği bakımından da stratejik önem taşıyor.


