Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Ortadoğu arasında stratejik bir ticaret koridorunda bulunduğuna işaret edilen raporda, bölgesel gelişmelerin ülke ekonomisini doğrudan etkilediği belirtildi. Dünya Bankası, özellikle son dönemde imalat sektöründe gözlenen zayıflamaya dikkat çekerek, Ortadoğu kaynaklı gelişmelerin ihracat performansını olumsuz etkilediğini kaydetti.
İmalat sektöründe belirgin yavaşlama
Raporda, Türkiye’de imalat koşullarının son aylarda önemli ölçüde kötüleştiği ifade edildi.
Değerlendirmede, “Türkiye’de imalat koşulları, Ortadoğu’daki çatışmaların ihracat üzerindeki baskısı nedeniyle sert şekilde kötüleşti” denildi.
Küresel Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin de ekonomik aktivitedeki yavaşlamaya işaret ettiği belirtilen raporda, hizmet sektörü ve bileşik PMI göstergelerinin büyüme bölgesinde kalmasına rağmen imalat sanayisindeki kırılganlığın sürdüğü aktarıldı.
Özellikle ihracata dayalı üretim yapan ekonomilerde yeni siparişlerin yavaşlaması ve dış talebe ilişkin belirsizliklerin öne çıktığı kaydedildi.
Tedarik zincirlerindeki baskı artıyor
Dünya Bankası verilerine göre küresel tedarik zinciri baskı endeksi, Mayıs 2026 itibarıyla Covid-19 salgınından bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı.
Raporda, Ortadoğu’daki çatışmalar nedeniyle deniz taşımacılığı rotalarında yaşanan aksaklıkların küresel ticaret üzerinde yeni riskler yarattığı belirtildi. Navlun maliyetlerindeki yükseliş ve teslimat sürelerinin uzaması, üretim ve ihracat süreçlerinde ek maliyetlere yol açıyor.
Türkiye gibi üretim ve ihracat ağırlıklı ekonomilerin bu gelişmelerden daha fazla etkilenebileceğine dikkat çekilen raporda, artan lojistik giderlerinin ihracatçı firmaların rekabet gücünü zayıflatabileceği ve üretim maliyetlerini yükseltebileceği ifade edildi.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş baskıyı artırabilir
Raporda enerji piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde de dikkat çekici tespitlere yer verildi.
Jeopolitik kaynaklı petrol arz şoklarının, normal arz kesintilerine kıyasla fiyatlar üzerinde yaklaşık iki kat daha güçlü etki oluşturduğu belirtilirken, son dönemde Brent petrol ve Avrupa doğal gaz fiyatlarında görülen yükseliş eğiliminin enerji ithalatçısı ülkeler açısından ciddi maliyet baskısı yarattığı vurgulandı.
Enerji ithalatına bağımlı ülkeler arasında yer alan Türkiye’nin, petrol ve doğal gaz fiyatlarında yaşanabilecek yeni artışlardan doğrudan etkilenebileceği kaydedildi. Bu durumun hem üretim maliyetlerini hem de tüketici fiyatlarını yukarı çekebileceği ifade edildi.
Küresel enflasyon riskleri yeniden gündemde
Dünya Bankası verilerine göre küresel imalat PMI çıktı fiyat endeksi, Nisan ayında 58 seviyesine yükselerek 2022 yılının ortasından bu yana en yüksek düzeye ulaştı.
Raporda, enerji fiyatlarındaki yükseliş, taşımacılık maliyetlerindeki artış ve emtia piyasalarındaki oynaklığın küresel enflasyon görünümünü yeniden bozduğu belirtildi.
Artan maliyet baskılarının dünya genelinde fiyatlama davranışlarını etkilediği ifade edilirken, merkez bankalarının enflasyonla mücadele sürecinin daha zorlu hale gelebileceği değerlendirmesinde bulunuldu. Raporda, son yıllarda enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımların risk altına girebileceği uyarısı da yer aldı.
Türkiye için öne çıkan üç kritik risk
Dünya Bankası’nın değerlendirmesine göre önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisi açısından üç temel risk öne çıkıyor:
“Sanayi ve imalat üretimindeki yavaşlama, enerji maliyetlerinde yükseliş ve küresel tedarik zincirlerinde artan baskı.”
Rapor, Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimin yalnızca enerji piyasalarını değil; ihracatı, üretim faaliyetlerini ve maliyet yapısını da etkileyerek Türkiye ekonomisi üzerinde çok yönlü baskı oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde sanayi üretimi, ihracat performansı ve enflasyon göstergelerinin ekonomi yönetimi tarafından yakından izlenmesi bekleniyor.



