Erbil (Rûdaw) - Tarihçi ve araştırmacı-yazar Mahmut Akyürekli’nin, Kürtler ile Türklerin 1050 yılından günümüze uzanan ortak geçmişini ele aldığı “Kürtlerle Türkler Binyıllık Geçmişin Kısa Tarihi” adlı kitabı Kürtçenin Sorani lehçesine çevrilerek Navend Yayınevi’nden yayımlandı.
Kitap ilk olarak 2015 yılında Türkiye’de Tarih Kulübü Yayınları tarafından yayımlanmıştı. Eserde, bugün Türkiye’de siyasi tartışmaların önemli başlıklarından biri olan “bin yıllık birlikte yaşama” kavramı, tarihi belgeler ve akademik çalışmalar üzerinden ele alınıyor.
1050 yılından günümüze Kürtler ve Türkler
Belgelere dayalı olarak hazırlanan çalışma, Kürtler ve Türklerin 1050 yılından bugüne uzanan birlikte yaşama sürecini, tarihi olaylar ve belgeler ışığında ele alıyor.
Kitabın her bölümü tamamlandıktan sonra, Kürt ve Türk ayrımı yapılmaksızın ilgili alanlarda uzman akademisyenlerin değerlendirmesine sunulduğu, son okumalarının yapıldığı ve görüşlerinin alındığı belirtiliyor. Bu süreçte bilgilerin teyit edilerek zenginleştirildiği ve çalışmanın akademik etik çerçevesinde, manipülasyondan uzak bir şekilde okuyucuya sunulduğu ifade ediliyor.
Akyürekli’nin çalışmasının, çok sayıda akademisyen ve alanında uzman bilim insanının değerlendirmesinden geçerek hazırlandığı belirtiliyor.
“Bin yıllık kardeşlik” tartışmalarının akademik altyapısı
Kitap, günümüzde Türkiye’de siyasi söylemlerde sıkça kullanılan “bin yıllık kardeşlik” ifadesinin tarihsel ve akademik arka planını ele alan çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor.
Eserde Kürtler ile Türklerin ortak tarihine ilişkin olaylar, belgeler ve farklı dönemlerde yaşanan gelişmeler üzerinden kapsamlı bir inceleme sunuluyor. Kitabın, Türkiye’de barış süreci konusunda siyasetçiler ve siyasi liderler tarafından da başvurulan çalışmalardan biri olduğu belirtiliyor.
“Amacım tarihsel ilişkiyi Sorani okura kendi dilinde ulaştırmaktı”
Rûdaw’a konuşan kitabın Sorani çevirmeni Mohammed Nawzad Ahmed, eseri çevirme amacının Kürtler ve Türkler arasındaki yaklaşık bin yıllık tarihsel ilişkinin Sorani okura kendi dilinde ulaştırılması olduğunu söyledi.
Ahmed, “Bu kitabı Soraniye çevirme amacım, Kürtler ve Türkler arasındaki yaklaşık bin yıllık tarihsel ilişkinin Sorani okuruna da kendi dilinde ulaşmasını sağlamaktı. Özellikle Kürt-Türk ilişkileri üzerine farklı dillerde yapılmış çalışmaların Kürtçeye kazandırılmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.
Çeviri sırasında en çok dikkat ettiği konunun kaynak metne sadık kalmak olduğunu belirten Ahmed, şöyle konuştu:
“Çeviride en çok dikkat ettiğim konu, yazarın tarihsel kavramlarını ve anlatımını değiştirmemekti. Özellikle tarihî isimler, kavramlar ve siyasi terimlerde kaynak metne sadık kalmaya çalıştım. Kendi yorumumu metne eklemek yerine, yazarın anlatmak istediğini Sorani okura doğru ve anlaşılır biçimde aktarmayı esas aldım.”
“Kitap, ilişkileri yalnızca günümüz siyaseti üzerinden ele almıyor”
Kitabın ortak tarih açısından Sorani okur için önemine de değinen Ahmed, çalışmanın Kürt-Türk ilişkilerini yalnızca günümüz siyaseti üzerinden değerlendirmediğini söyledi.
Ahmed, “Kitabın önemli yönlerinden biri, Kürtler ve Türkler arasındaki ilişkileri yalnızca günümüz siyaseti üzerinden değil, 1050’lerden başlayarak uzun bir tarihsel süreç içerisinde ele almasıdır” dedi.
Kitapta Birinci Dünya Savaşı, Sevr ve Lozan, Milli Mücadele, Musul ve Kürt-Türk ilişkilerinin farklı dönemlerinin ele alındığını belirten Ahmed, bu konuların birlikte değerlendirilmesinin bugünkü tartışmaların tarihsel arka planını anlamak açısından önem taşıdığını ifade etti.
Ahmed, “Bu çalışmanın Soraniye çevrilmesi, Sorani okurun da bu tarihsel anlatıya doğrudan ulaşmasına imkân sağlıyor” diye konuştu.
“Kaynaklara ve tarihsel sürece yeniden bakılması önemli”
Kitabın 2015 yılında akademik ve belgelere dayalı olarak bu konuları ele almasını da değerlendiren Ahmed, çalışmanın dikkat çekici yönlerinden birinin Kürt-Türk ilişkilerini güncel siyasi söylemlerden ziyade tarihsel kaynaklar ve belgeler üzerinden ele almaya çalışması olduğunu söyledi.
Ahmed, şöyle konuştu:
“Bence kitabın dikkat çekici taraflarından biri, Kürt-Türk ilişkilerini yalnızca güncel siyasi söylemler üzerinden değil, tarihsel kaynaklar ve belgeler üzerinden ele almaya çalışmasıdır. Bu nedenle bugün benzer konular yeniden tartışılırken, geçmişteki kaynaklara ve tarihsel sürece yeniden bakılması önem taşıyor.”
Çevirmen olarak kitaptaki tezlere kendi siyasi yorumunu eklemekten kaçındığını belirten Ahmed, “Ben çevirmen olarak kitabın tezlerine kendi adıma bir siyasi yorum eklemekten ziyade, yazarın ortaya koyduğu tarihsel çalışma ve kaynakların Sorani okura ulaşmasını amaçladım” dedi.
“Sorani okurun kendi değerlendirmesini yapmasına imkân sağlayacak”
Kitabın Sorani baskısının Kürdistan Bölgesi’nde okurla buluşmasının daha geniş bir Kürtçe okur kitlesine ulaşmasını sağlayabileceğini belirten Ahmed, özellikle öğrenciler, araştırmacılar ve tarihle ilgilenen okurlar açısından farklı dillerdeki tarih çalışmalarının Soraniye kazandırılmasının önemli olduğunu söyledi.
Ahmed, “Benim açımdan bu çevirinin en önemli katkısı, böyle bir tarih çalışmasının Sorani okura ulaşması ve okurun bu kaynak üzerinden kendi değerlendirmesini yapabilmesidir” ifadelerini kullandı.
Akyürekli Erbil Kitap Fuarı’na katılacak
Eser, Navend Yayınevi tarafından Sorani olarak yayımlandı. Mahmut Akyürekli’nin yayınevinin daveti üzerine ekim ayında Erbil Kitap Fuarı’na katılması planlanıyor.
Akyürekli’nin fuar kapsamında bir konferans vermesi ve okurlarla bir imza günü düzenlemesi bekleniyor.
Kitabın Arapça baskısı için çalışmaların da devam ettiği bildirildi.


.jpg&w=3840&q=75)