Diaspora (Rûdaw) - Danimarkalı anne ve Kürt bir babanın kızı olan sanatçı Luna Erşahin, “Ez Kevok im” şarkısıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Sekiz dilde şarkı söyleyen Erşahin, Kürt müziği ve kültürünün sanat yaşamındaki yerini Rûdaw Diaspora'ya anlattı.
Danimarka’da müzik çalışmaları yapan Luna Erşahin, güçlü sesi ve geleneksel Kürt müziğini farklı müzik türleriyle buluşturduğu çalışmalarıyla dikkat çekiyor.
Danimarkalı bir anne ile Kürt bir babanın kızı olan Erşahin, iki arkadaşıyla yaklaşık 10 yıl önce kurduğu AySay grubuyla dünyanın farklı ülkelerinde konserler veriyor.
Sanatçı, Kürtçe, Danca, Türkçe ve farklı dillerde şarkılar söylüyor. Kürt kimliği ve müziğiyle kurduğu bağı anlatan Erşahin, “Annem Danimarkalı, babam Kürt ama ben yüzde 50 değil, yüzde 100 Kürdüm” diyor.
“Kürtçe kanımda vardı”
Erşahin, babasının Çorum’un dışındaki Gepsan ya da Yaylacık adlı küçük bir köyden olduğunu, ailesinin kökeninin Dersim veya Malatya olabileceğini ancak Kuzey Kürdistan’dan olduklarını söyledi.
Kürtçe öğrenme sürecinin müzikle yakından bağlantılı olduğunu belirten Erşahin, hayatı boyunca Kürt müziği dinlediğini ifade etti.
“Profesyonel olarak Kürtçeyi kullanabileceğim bir seviyeye geldim. Resmi olarak bu dili konuşmayı hiçbir zaman tam anlamıyla başaramasam da Kürtçe şarkı söylemeyi biliyordum. Kürtçe kanımda vardı” diyen Erşahin, dil öğrenmenin kendisini mutlu ettiğini söyledi.
“Ez Kevok im” ile dikkat çekti
Luna Erşahin’in geniş bir dinleyici kitlesi tarafından tanınmasında geleneksel Kürtçe “Ez Kevok im” şarkısının önemli bir yeri oldu.
Şarkının videosunun Şili’de bulunduğu bir müzik kampında çekildiğini belirten Erşahin, Kürtlerin videoyu sosyal medyada görmesiyle büyük ilgi oluştuğunu söyledi.
Sanatçı, Kürtçe bir şarkının Şili’de söylenmesinin insanlar açısından dikkat çekici olduğunu belirterek, “Bence onlar bunu dünyanın o tarafında, Şili’de Kürtçe müzik söylenmesinin etkileyici ve ilginç olduğunu düşündüler” dedi.
AySay ile farklı kültürleri buluşturuyor
Erşahin, iki Danimarkalı arkadaşıyla yaklaşık 10 yıl önce kurduğu AySay grubunun kendi kültürel geçmişini müzikle bir araya getirdiğini söyledi.
Grupta Kürtçe, Danca ve Türkçe şarkılar söylediğini belirten Erşahin, temburun yanı sıra def, bas ve gitarın da kullanıldığını ifade etti.
Sanatçı, AySay üyelerinin artık kendisi için bir aile gibi olduğunu söyledi.
“Ez Kevok im” şarkısının AySay versiyonunda Danca ve Kürtçeyi bir araya getirdiğini belirten Erşahin, bunun kendisi açısından doğal bir müzikal ifade olduğunu kaydetti.
“Bu, sadece yapılması gerektiği için yaptığım bir şey değil. Belki de benim kendimim. Büyüdüğüm biçim bu” dedi.
Tobias Rahim ile aynı sahnede
Luna Erşahin, Kürt diasporasında tanınan Danimarkalı-Kürt sanatçı Tobias Rahim ile de birlikte sahne alıyor.
Rahim’in de Danimarkalı bir anne ve Kürt bir babanın çocuğu olduğunu belirten Erşahin, birlikte sahne aldıkları bir konserin kendisi için oldukça duygusal olduğunu söyledi.
Erşahin, konser sırasında salondaki birçok kişinin telefonlarının ışığını açtığını ve kendisinin de duygulanarak ağladığını anlattı.
“Sekiz dilde şarkı söylüyorum”
Sekiz dilde şarkı söylediğini belirten Erşahin, farklı dillerin sanatındaki etkisine de değindi.
Bir dilde bazı duyguların daha kolay ifade edilebildiğini söyleyen sanatçı, farklı dilleri öğrenmenin aynı zamanda farklı kültürleri tanımak anlamına geldiğini belirtti.
“Bir dili daha fazla öğrendikçe bir kültürü de öğreniyorsunuz. Kendinizin yeni bir parçasını öğreniyorsunuz” diyen Erşahin, farklı dillerde düşünmenin ve hissetmenin sanatçı olarak kendisine yeni ifade biçimleri kazandırdığını söyledi.
“Kürt müziği benim için bir ilham kaynağı”
Modern pop müziği ile Kürt ve Anadolu’nun geleneksel müziğini bir araya getirmesinin kendi yaşam öyküsünün doğal bir sonucu olduğunu belirten Erşahin, müziğini üretirken denemeye ve hata yapmaya önem verdiğini söyledi.
Sanatçı, “Söylediğim şarkı, kalbimden gelen bir ifade. Deneyerek, yanılarak ve tekrar tekrar yaparak oluşturduğum bir şey” dedi.
Danimarka’nın genç sanatçı programına seçildi
Erşahin, Danimarka’nın sanat alanındaki genç yetenek programlarından Den Unge Kunstneriske Elite programına seçildiğini de belirtti.
Bu programın kendisine müzik yazmak, çalışmak ve kariyerinin yönünü belirlemek için daha fazla zaman ve imkân sağladığını söyledi.
“Bu destek, sahip olduğum hayalleri gerçekleştirmem için bana fırsat veriyor” diyen Erşahin, programın sanat yaşamında önemli bir katkı sunduğunu ifade etti.
“Erbil ve Süleymaniye’yi görmek istiyorum”
Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret etmenin kendisi için büyük bir hayal olduğunu belirten Erşahin, özellikle Erbil ve Süleymaniye’yi görmek istediğini söyledi.
Erşahin ayrıca Kürdistan’da Newroz kutlamalarına katılmayı istediğini belirterek, “Umarım bir gün giderim. Bence yakın zamanda” dedi.
Kürt gençlerinden aldığı tepkilerin farklı olduğunu belirten Erşahin, bazı kişilerin müziğini ve Kürt kimliğiyle kurduğu ilişkiyi eleştirdiğini, bazılarının ise bunu özgürleştirici ve ilham verici bulduğunu söyledi.
Erşahin, “Sadece kendim olabilir ve Kürt olabilirim. Olduğum haliyle, özgün ve özgür bir şekilde kendimi ifade edebilirim” dedi.
