Dersim (Rûdaw) – 30 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında sahne alan sanatçılar Tara Mamedova ve Hivda Koç, festival ve Dersim'e ilişkin izlenimlerini Rûdaw'a anlattı.
Festivalin kültürel atmosferine dikkat çeken sanatçılar, Munzur Festivali'nin yalnızca bir müzik etkinliği olmadığını, aynı zamanda doğanın, kültürün ve dayanışmanın buluştuğu önemli bir organizasyon olduğunu belirtti.
Tara Mamedova: Dersim'de farklı duygular yaşıyorum
Tara Mamedova, yıllar önce de Dersim'e geldiğini ve o dönem henüz 23 yaşında olduğunu belirterek, bugün bir sanatçı olarak aynı şehirde sahne alacak olmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını söyledi.
Mamedova, Dersim'in kendisi için özel bir yere sahip olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Yıllar önce de Dersim'e gelmiştim. O zaman çok gençtim, henüz 23 yaşındaydım. Bugün de bir sanatçı olarak buradayım ve bu yüzden çok çok mutluyum. Benim için Dersim özel bir yere sahip. Dersim çok derin bir tarihe sahip, çok fazla acı ve ölüm yaşadı. Doğasında ve coğrafyasında gezdiğinde insan çok farklı duygular yaşayabiliyor.”
Festivalden birkaç gün önce Dersim'e geldiğini ve şehrin doğasıyla bütünleşmek istediğini belirten Mamedova, “Onu kucaklamak, suyundan tatmak istedim. Dersim bana çok güzel hatıralar yaşattı. Birkaç gündür bana verdiği enerjiyle bugün sahnede, Dersim şehrinde halkımızla buluşacağız ve şarkılarımızı söyleyeceğiz” dedi.
Mamedova, Dersimlilere ve festivale katılanlara da çağrıda bulunarak, “Konserlere katılmaları için halkımıza bir çağrı yapmak istiyorum. Bizimle olun, birlikte olun. Şarkılarımızla birbirimizi kucaklayalım ve bu eşsiz doğada bir arada olalım” ifadelerini kullandı.
Hivda Koç: Dersim'i görmemek büyük bir eksiklik
Festival kapsamında Dersim'e ilk kez geldiğini söyleyen Hivda Koç ise yıllardır şehri görme hayali kurduğunu belirtti. Dersim'in doğasından ve coğrafyasından çok etkilendiğini dile getiren Koç, “Yıllardır Dersim'i görme hayaliyle yaşıyordum ancak ilk kez geliyorum. Dersim'in doğası, insanı ve görünüşü çok güzel. Çok sevdim” dedi.
Festival için Dersim'de bulunduğunu ancak şehri ayrıca çok sevdiğini belirten Koç, burada çok sayıda arkadaşının bulunduğunu ve yeniden geleceğini söyledi.
Dersim'in doğasına özellikle dikkat çeken Koç, “Dersim'de ilk dikkat çeken şey onun doğası. Çok güzel bir doğası var, doğasını çok sevdim gerçekten” ifadelerini kullandı.
Daha önce Serhat ve Botan bölgelerini gördüğünü, Dersim'in ise gezmediği bölgeler arasında kaldığını belirten Koç, “Dersim'i görmemek büyük bir eksiklik. Çok güzel bir coğrafya. Serhat ve Botan'ı görmüştüm, Dersim kalmıştı. Arkadaşlarım sürekli ‘Hivda, Dersim'i görmelisin’ diyorlardı. Gerçekten de buna değiyormuş” diye konuştu.
Dersim'in yalnızca kültürel ve tarihi açıdan değil, turizm açısından da önemli bir yer olduğunu ifade eden Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Herkesin görmesi lazım. Turistik de bir yer. Başka yerlere gitmek gerekmiyor. Kürdistan'da böyle bir yer olabileceğine inanmıyordum. İnsanların tatile de gelebilecekleri eşsiz bir coğrafya.”
.webp&w=3840&q=75)
