Erbil(Rûdaw) – Munzur Festivali'nin yaklaşmasıyla birlikte festivalin içeriği, organizasyon biçimi ve yıllar içinde geçirdiği dönüşüme ilişkin tartışmalar yeniden gündeme geldi.
Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 24’üncüsü, 30-31 Temmuz ve 1-2 Ağustos 2026 tarihleri arasında Dersim’de gerçekleştirilecek.
Festivalin kültürel kimliğinden uzaklaştığı yönündeki eleştiriler sürerken, Dersimli sanatçı Mikail Aslan da tartışmalara katılarak festivalin yeniden özüne dönmesi gerektiğini savundu ve organizasyona ilişkin önerilerini paylaştı.
"Festivaller eski heyecanı yaratmıyor"
Aslan, festivallerin artık geçmişte olduğu gibi toplumda heyecan uyandırmadığını belirterek, bazı kesimlerde mevcut haliyle düzenlenmemesi gerektiğine dair güçlü bir kanaatin oluştuğunu söyledi.
Popüler sanatçıların ve büyük gösterilerin öne çıktığı festival anlayışının geride bırakılması gerektiğini ifade eden Aslan, bunun yerine daha sade, nitelikli ve festivalin özünü koruyan bir organizasyonun planlanması gerektiğini dile getirdi.
"Bir gün tamamen dil ve kültüre ayrılsın"
Festival komitesiyle yaptığı görüşmelerde de bu önerisini paylaştığını aktaran Aslan, festivalin en az bir gününün tamamen Dersim'in dili ve kültürüne ayrılmasını istedi.
Panellerden çocuk etkinliklerine, konserlerden sahne sunumlarına kadar tüm etkinliklerin ana dillerde yapılmasını öneren Aslan, sanatçıların, şairlerin ve halk kültürünün özgün biçimde yer alması gerektiğini belirtti. Böylece hem Dersim'den hem de çevre illerden gelen ziyaretçilerin bölgenin kültürünü daha yakından tanıyabileceğini ifade etti.
YENİ MUNZUR FESTİVAL İÇİN BİRKAÇ TESPİT VE ÖNERİ
— Mikaîl Aslan (@MikailAslan_MA) July 5, 2026
Dersim'de yapılacak festivallerin yaklaşmasıyla birlikte festivalle ilgili tartışmalar yeniden yoğunlaşmaya başladı. Doğaldır ki her kurumun, her politik çevrenin kendine ait planları ve fikirleri var. Ancak bilinen bir gerçek de… pic.twitter.com/nc6iwNR5vk
"Üreten insanların emeği görünür olmalı"
Aslan, festivalin yalnızca sanatsal etkinliklerden ibaret olmaması gerektiğini de vurguladı.
El işi üreten kadınların, çiftçilerin, çobanların ve diğer emekçilerin festivalin doğal bir parçası olması gerektiğini belirten sanatçı, yerel üretimlerin sergilenmesini, üreticilerin desteklenmesini ve karşılaştıkları sorunların ele alınacağı panel ve forumların düzenlenmesini önerdi.
"Festival ortak değerlerin buluşma alanı olmalı"
Geçmiş festivallerde siyasi grup ve çevrelerin kendi gündemleriyle festivale yön verdiğini hatırlatan Aslan, bu yaklaşımın geride bırakılması gerektiğini söyledi.
Festivalin en az bir gününde tüm kesimlerin ideolojik farklılıklarını geri planda bırakarak bölgenin dili, kültürü, emeği ve ortak hafızasına sahip çıkmasının festivali daha anlamlı hale getireceğini ifade eden Aslan, Munzur Festivali'nin yalnızca eğlence ve gösterilerden oluşan bir etkinlik değil, ortak yaşam ve kültürel buluşma alanı olması gerektiğini kaydetti.



