Kürdistan Bölgesi Maliye ve Ekonomi Bakanı Awat Şeyh Cenab, Irak federal hükümetinin uyguladığı politikalar nedeniyle Kürdistan Bölgesi'nin petrol dışı gelirlerinin "en kötü seviyeye" gerilediğini belirterek, "Petrol dışı gelirlerimiz konusunda bize sorun çıkaran bizzat federal hükümetin kendisidir" dedi.
Rûdaw TV sunucusu Senger Abdulrahman’ın sorularını yanıtlayan Maliye ve Ekonomi Bakanı Awat Şeyh Cenab, Erbil ile Bağdat arasındaki temel anlaşmazlığın Mali Yönetim Yasası'nın farklı yorumlanmasından kaynaklandığını vurguladı.
Şeyh Cenab, "Bizim okumamıza göre, federal hükümete göndermemiz gereken yüzde 50'lik pay, yalnızca gümrük rüsumları ve bazı vergi gelirlerini kapsıyor. Ancak Irak Maliye Bakanlığı'nın yorumu, 'her şeyin yüzde 50'sini almak' şeklinde. Bu durum Kürdistan Bölgesi için ciddi sorunlar yaratıyor" ifadelerini kullandı.
Bakan Şeyh Cenab'ın açıklamalarına göre, Bağdat yönetimi Kürdistan Bölgesi'nde faaliyet gösteren şirketlere merkezlerini Bağdat'a taşımaları ve vergilerini orada ödemeleri yönünde baskı yapıyor. Bu durum da Kürdistan Bölgesi'ndeki ekonomik hareketliliği zayıflatıyor.
Maliye Bakanı, gelirlerdeki düşüşe ilişkin şu çarpıcı rakamları paylaştı: "Gelirlerimiz en kötü dönemini yaşıyor. Örneğin, eskiden 350 milyar dinara kadar ulaşan aylık gelirimiz, bu yılın ocak ayında 150 milyar dinara düştü."
Petrol dışı gelirlerdeki krizin yanı sıra federal hükümetin Kürdistan Bölgesi'nin payından her ay 120 milyar dinar kesinti yaptığını açıklayan Şeyh Cenab, emeklilerin hak edişlerinden yapılan kesintileri ise "ayrı bir zulüm" olarak nitelendirdi.
Önümüzdeki ayların maaşlarının garanti altına alınıp alınmadığı sorusuna ise Şeyh Cenab, "Irak'ta 'garanti' kelimesi üzerinde çok durmak gerekir. Ancak Sayın Başbakan Mesrur Barzani ile Irak Başbakanı arasında, maaş meselesinin bir daha Kürdistan Bölgesi'ne karşı siyasi bir baskı kartı olarak kullanılmaması yönünde bir anlaşma yapılmıştır" yanıtını verdi.
Maliye ve Ekonomi Bakanı Awat Şeyh Cenab'ın Rûdaw TV’de Sengar Abdulrahman’ın sorularına yanıt verdi:
Rûdaw: Yeni Irak hükümeti ile ilişkileriniz bağlamında, Irak Maliye Bakanı ile hiç görüştünüz mü? İletişiminiz var mı veya bir ziyaret planlıyor musunuz?
Awat Şeyh Cenab: İlişkilerimiz, Sayın Başbakanımızın Bağdat'a yaptığı ziyaretle başladı. Orada siyasi ve hükümet düzeyinde yapılan görüşmeler bir başlangıçtı. Hükümet yeni kuruldu, ayakları üzerinde durmaya ve resmi prosedürleri tamamlamaya çalışıyor. Gerektiği zamanda Maliye Bakanlığı olarak biz de gerekli ziyaretleri yapacağız. Şu an yeni federal hükümetle ilişkilerin temeli atıldı. Umarım bu, federal hükümetle ilişkilerimizde yeni bir dönemin başlangıcı olur.
Rûdaw: Geçtiğimiz aylarda maaşlar geciktiğinde veya ödenmesinde sorun çıktığında, inisiyatif genellikle dalgalanmalar gösteren Kürdistan Bölgesi'nin petrol dışı gelirlerindeydi. Bazen Irak hükümeti de ödemelere itiraz ediyordu. Şu an Kürdistan Bölgesi'nin petrol dışı geliri ne kadar?
Awat Şeyh Cenab: Kürdistan Bölgesi'nin petrol dışı gelirleri konusunda, hem bu kabinede hem de öncekilerde bizimle Irak Maliye Bakanlığı arasında her zaman hukuki, idari ve mali yorum farklılıkları olmuştur. Bizim okumamıza göre, federal hükümete göndermemiz gereken yüzde 50'lik pay, özel olarak gümrük rüsumları ve bazı vergi gelirleridir. Şu anda ikisinin de yüzde 50'si Bağdat'a gidiyor, kalanı Kürdistan Bölgesi'ne kalıyor. Ancak Irak Maliye Bakanlığı'nın yorumu, 'her şeyin yüzde 50'sini alması gerektiği' yönünde. Bu durum Kürdistan Bölgesi için ciddi kriz yaratıyor. Adaletli ve yasaya uygun davranmıyorlar. Mali Yönetim Yasası'na göre bizimle muamele etmiyorlar. Petrol dışı gelirlerimiz konusunda bize sorun çıkaran bizzat federal hükümetin kendisidir.
Bunu sadece bir düzeyde değil, birçok düzeyde yapıyorlar. Fabrikaların büyük bir kısmı Kürdistan Bölgesi'nde bulunuyor, şimdi şirketlere vergi için Bağdat'a gitmeleri yönünde baskı yapıyorlar. Örneğin, Kürdistan Bölgesi'nin verdiği şirket ruhsatlarını tanımıyorlar ve "gidip oradan yeniden ruhsat çıkarmalısınız" diyorlar. Merkezlerini Bağdat'a taşımaları için bir dizi uygulama başlattılar.
Rûdaw: Merkezlerini Bağdat'a mı taşımalarını istiyorlar?
Awat Şeyh Cenab: Evet, ruhsatın orada olması ve verginin orada ödenmesi gerekiyor. Tüm bunlar Kürdistan Bölgesi'ndeki şirketler üzerinde büyük bir baskı oluşturdu ve buradaki ekonomik aktivitenin zayıflamasına neden oldu. ASYCUDA (Gümrük Veri Yönetim Sistemi) bahanesiyle gümrüklerde büyük zorluklar çıkardılar. Bizim ASYCUDA ile hiçbir sorunumuz yok. Anayasaya göre Kürdistan Bölgesi'nin özerk yapısı korunmalıdır. Yakın zamanda bir anlaşma yaptık ve her iki tarafın ekipleri, iç gelirlerimiz ve ticaret üzerindeki bu yükün kaldırılması, durumun normale dönmesi ve gelirlerimizin artması için bir dizi madde üzerinde uzlaştı. Gelirlerimiz şu an en kötü durumunda.
Rûdaw: Ne kadar Sayın Awat?
Awat Şeyh Cenab: Örneğin bu yıl Ocak ayında 150 milyar dinarımız vardı, ki eskiden bu rakam 350 milyar dinara kadar çıkıyordu. Şubat'ta 180 milyar, Mart'ta 86 milyar, Nisan'da 106 milyar ve Mayıs ayında 110 milyar dinar oldu. Bu bir yana, Irak bir de her ay bizim payımızdan 120 milyar dinar kesinti yapıyor. Bahsettiğim nedenlerden dolayı gelirler hem Irak genelinde hem de bizde düştü. Amerika ile İran arasındaki gerilimin de bunda etkisi oldu.
Rûdaw: Irak 120 milyar dinar kesinti mi yaptı?
Awat Şeyh Cenab: Evet.
Rûdaw: Bu açığı nasıl kapattınız?
Awat Şeyh Cenab: Bu, hükümet için ağır bir baş ağrısıdır. Hükümet her gün topladığı gelirleri sözleşmeli öğretmenlerin, sözleşmeli personelin maaşları ve diğer idari ihtiyaçlar için kullanmak zorunda kalıyor. Çok sert bir kemer sıkma politikası uyguluyoruz. Hükümetin harcamalarını sıfırladık diyebilirim. Yatırım harcamalarımız kalmadı. Irak kaç yıldır yatırım projeleri için tek bir dinar bile göndermedi. Bakanlıkların cari, sermaye ve bütçe harcamalarına müdahale ettik, çok ağır bir tasarrufa gittik. Ancak bunun çözülmesi gerekiyor çünkü Kürdistan Bölgesi'nin Bağdat ile olan sorunu siyasidir. Siyasi yollarla çözülmelidir. ASYCUDA meselesi ve imzaladığımız taslak Bakanlar Kurulu'na sunulacak ve karara bağlanacak; bu karar alındığında sorunun kalmaması öngörülüyor.
Rûdaw: Hazırlanan maddelerde Kürdistan Bölgesi'nin talepleri yer alıyor mu?
Awat Şeyh Cenab: Hepsi mutabakatla yapıldı. Defalarca anlaşmalar yapıldı ancak uymadılar veya uygulamadılar. Umarım bu yeni kabinede onaylanır ve Kürdistan Bölgesi ile Bağdat arasındaki sorunu çözeceğini söyleyebilirim.
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi'ndeki maaşlı çalışanlar her ay maaşlarını aldıklarında bir sonraki ayın maaşını dert ediyor. Önümüzdeki ayların maaşları garanti altına alındı mı?
Awat Şeyh Cenab: Biliyorsunuz, Irak'ta "garanti" kelimesinin üzerinde çok durmak gerekir. Biz daha önce Başbakan Sudani hükümetiyle bir anlaşma yaptık, basın toplantısı düzenlendi, her iki başbakan da oradaydı ve tüm dünyaya duyuruldu, ancak uygulanmadı. Bu yüzden "garanti" çok kesin bir kelime değil, sadece bizim için değil, onlar için de öyle. Ancak bize ulaşan bilgiye göre, Sayın Başbakanımız Mesrur Barzani ile Irak Başbakanı arasında, maaş konusunun bir daha Kürdistan Bölgesi'ne karşı siyasi bir baskı kartı olarak kullanılmaması yönünde bir anlaşmaya varılmıştır.
Rûdaw: Şu an onlar her ay 120 milyar dinar istiyor. Kürdistan Bölgesi'nin de 120 milyarı yok. Bu açığı nasıl kapatıyorsunuz? Bu ay borçlandınız mı?
Awat Şeyh Cenab: Bu ay borç aldık, belki diğer aylar için de borçlanmak zorunda kalabiliriz. Yaptığımız anlaşma hayata geçerse sorunlarımızın büyük bir kısmı çözülecek. Biz ne pahasına olursa olsun gelirlerimizi artırmaya ve harcamalarımızı kısmaya çalışıyoruz. Bu, Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nin görevidir.
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi'nde sözleşmeli öğretmenlerin ve personelin maaşları iç gelirlerden karşılanıyor. Ne zaman alacaklar?
Awat Şeyh Cenab: Şu an onlar için hazırlık yapıyoruz. Hazır olduğunda, ilgili kurumlarımızla birkaç aşamada tamamlanması ve birkaç gün içinde tamamen dağıtılması konusunda anlaştık.
Rûdaw: Önümüzdeki haftanın başı diyebilir miyiz?
Awat Şeyh Cenab: Büyük ihtimalle.
Rûdaw: Bu ay petrol dışı gelirlerinizi Irak'a verdiğiniz için sorun yaşadınız. Önümüzdeki aylarda sözleşmelilerin maaşları için yine sorun çıkmayacak mı?
Awat Şeyh Cenab: Kürtlerin doğası gereği her zaman iyi şeylerin olacağına dair iyimser bir yapısı var. Biz gelirleri artırmak için çalışıyoruz, çabalıyoruz ve gereksiz harcamaları da kıstık.
Rûdaw: Her ay kestikleri 120 milyar dinarın yanı sıra emekli maaşlarından da kesintileri mi var?
Awat Şeyh Cenab: Emeklilik konusunda bunun ayrı bir zulüm olduğunu söyleyebilirim. Şimdi anlaşmaya göre 10 yıl geriye dönük olarak tüm maaşlı çalışanlarımızdan emeklilik kesintisi (tekaüt) yapıyorlar. Bununla birlikte, yeni emekliler için her ay talep ettiğimiz miktarı bırakın göndermeyi, tam tersine kesinti yapıyorlar. Örneğin Ocak'ta 36 milyar, Şubat'ta 16 milyar, Mart'ta 21 milyar, Nisan'da 16 milyar ve bu ay (Mayıs) 10 milyar dinar daha kestiler. Biz her ay resmi yazıyla onlara gönderip kendi hak edişimizi talep ediyoruz ancak maalesef şu ana kadar göndermediler.
Rûdaw: Bu durumu nasıl çözdünüz?
Awat Şeyh Cenab: Bu çözülemez, sadece durdurulur çünkü bunun parası bizde yok, paranın Bağdat'tan gelmesi gerekiyor.
Rûdaw: Askeri emeklilerin bir kısmı Maliye Bakanlığı ile Peşmerge Bakanlığı arasında kaldı ve çözülmedi?
Awat Şeyh Cenab: Maliye Bakanlığı'na gelenlerin prosedürleri tamamlanmamış demektir. Bunların bir kısmı subay veya özel rütbelidir ve bazı işlemleri eksik kalmıştır. Yaklaşık 400-500 kişi bu durumda olabilir. Hata ilgili müdürlüktedir. Çünkü dosya Maliye Bakanlığı'na geldiğinde eksiksiz olmalı; kendi içlerinde incelemiş, temiz kağıdını (ilişik kesme) almış olmaları, ikramiyesinin ne kadar olduğu ve hizmet sonu tazminatının ne kadar olduğu hesaplanmış olmalıdır. Tüm bunlar tamamlandıktan sonra bize gelirse hemen uygulama aşamasına geçer.
Rûdaw: Çok sayıda emekli, emeklilik ikramiyesini alamadı.
Awat Şeyh Cenab: Bu iki tiptir. Altı aylık olan türü iç gelirlerden karşılandı, ödemeye başladık ve bitmek üzere. Süleymaniye'de neredeyse bitti, Erbil'de de başladı, iki üç ay içinde Erbil'de de tamamlanacak. Ancak 12 aylık olan diğer kısmın finansmanının Irak'tan gelmesi gerekiyor. İnsanların işlemleri çok geciktiği için biz yardımcı olmak adına altı aylık olanı kendi imkanlarımızla ödedik ancak diğer kısmı ödemek Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nin kapasitesini aşıyor, çünkü çok büyük bir meblağ.
Rûdaw: Irak bunu ödeyeceğine dair söz verdi mi?
Awat Şeyh Cenab: Hem evet hem hayır. 2025 yılında Irak Maliye Bakanlığı ile göndermeleri gerektiği yönünde bir anlaşma yaptık ama göndermediler.
Rûdaw: Irak'ın 2026 bütçesi hazırlanıyor mu?
Awat Şeyh Cenab: Bize ulaşan bilgiye göre üzerinde çalışıyorlar. Ancak altıncı aya girdik. Kaç ay içinde hazırlayabileceklerini göreceğiz.
Rûdaw: Siz bütçe hazırlıklarına katılıyor musunuz?
Awat Şeyh Cenab: Biz genellikle Kürdistan Bölgesi'nin payı ve bunun savunulması için gidip katılıyoruz. Bize bir zaman belirliyorlar, o vakitte gidip tartışıyoruz ve üzerinde anlaşıyoruz.
Rûdaw: Irak Planlama Bakanlığı'nın nüfus verilerine göre Kürdistan Bölgesi, Irak nüfusunun yüzde 14'ünden fazlasını oluşturuyor. Bütçede bu yüzde 14'ün sabitlenmesini talep edecek misiniz?
Awat Şeyh Cenab: Kesinlikle yüzde 14'ü talep edeceğiz, daha önce de ettik. Daha önce talep ettiğimizde, Irak Planlama Bakanlığı'nın Kürdistan Bölgesi nüfusunu yüzde 14 olarak belirlemesini temel alıyorduk ama buna uymuyorlar. Yüzde 12 verseler ona bile şükrederiz ama onu da vermiyorlar.
Rûdaw: Bütçe için diğer talepleriniz neler?
Awat Şeyh Cenab: Nasıl ki Irak 2023, 2024 ve 2025 bütçelerine dayanarak hareket ediyorsa, biz de aynı politikayı izliyoruz. Gerekli gördüğümüz şeyleri talep ettik. Kadro meselesinde önceki taleplerimiz geçerli; büyük bir sözleşmeli ve ücretli öğretmen sayımız var, eğer onay verirlerse onları da bütçeye eklemek istiyoruz.
Rûdaw: Daimi kadroya alınmalarını mı istiyorsunuz?
Awat Şeyh Cenab: Evet, Irak'tan onları daimi kadroya almalarını talep etmek istiyoruz.
Rûdaw: "Benim Hesabım" (Hejmari Min) projesi ne aşamada? Maliye Bakanlığı'na devredildi mi?
Awat Şeyh Cenab: Ocak ayından itibaren adım adım müdürlüklerin muhasebe bölümlerinde açıldı ve orada çalışıyorlar. İdari ve mali işlemler Maliye Bakanlığı'nda yapılıyor. Paranın bankalara dağıtımı ve mevcut prosedürler Maliye Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Adımları hızlandırmak için bugün bir toplantımız vardı. İşlemlerin Maliye Bakanlığı'na geçmesi için çalışıyoruz çünkü özel bankalardaki işlerin bir kısmı henüz tamamlanmadı ve bazı sorunlar onlardan kaynaklanıyor; bir kısmı işlemleri daha yavaş uyguluyor ve aynı hızda çalışmıyorlar.
Rûdaw: İl ve ilçelerdeki ATM'lerin sorunlu olduğuna ve içlerinde para bulunmadığına dair bazı şikayetler var.
Awat Şeyh Cenab: Bankaların taahhütlerine daha fazla uyması gerekiyordu. Sözleşmeye göre paranın gelmesini beklememeleri, para gelmeden önce inisiyatif almaları gerekiyordu. Ancak şu an parayı almadan işlem yapmıyorlar. Ayrıca bankalar Merkez Bankası'nın bazı talimatlarını aşamıyorlar, örneğin tek seferde 750 bin dinardan fazla para çekilmesine izin verilmiyor. Onlar da kuralları uygulayınca halk bu durumlardan rahatsız oluyor. ATM konusu kısmen bankaların ihmalidir; bu durum aynı zamanda dünyada bu cihazları üreten şirketlerin azlığıyla da ilgili. Önceden sipariş vermeniz gerekiyor ve bir bankanın belli sayıda ATM temin etmesi yaklaşık altı ay sürüyor. Bu sorunlar bankalara ait, olmaması gerekirdi.
Rûdaw: Dün Cafer hoca, Maliye Bakanlığı'nı eleştirerek Maliye Bakanlığı'nın "Para yok, maaş dağıtamıyorum" demesinin "ayıp" olduğunu söyledi. Belki başkaları da bu tabiri kullanmıştır.
Awat Şeyh Cenab: Cafer hoca Almanya'da yaşamış biri, Kürdistan Bölgesi'ni Almanya ile kıyaslamamalıdır. Kürdistan Bölgesi'nin hazinesinde para yok. Maalesef Bölge'de maaş siyasi bir soruna dönüştü ve Bölge'ye karşı bir baskı kartı olarak kullanılıyor. Bu, Kürdistan Bölgesi'ni küçültmek içindir. Kürdistan Bölgesi'nin kendi başına bu devasa maaş yükünü karşılayabildiğini kim görmüş? Sadece bu kabine döneminde, petrol ve iç gelirler kendi elimizdeyken bunu iki yıl yapabildik. Şimdi petrolümüz Irak'ın elinde, petrol dışı gelirlerimiz de Irak'ın elinde. 2004 ve 2005'ten beri Irak Maliye Bakanlığı'ndan ödeniyor, Maliye Bakanlığı Şiilerin elinde. Kararların bir koordinasyon çerçevesinde alınıp Maliye Bakanı'na gitmesi gerekiyor. Biz bordro listesini gönderdiğimizde Maliye Bakanlığı'na gidiyor, kayıt altına alınıyor, sonra "Koordinasyon" denilen birime gidip inceleniyor, ardından Muhasebe Dairesi'ne gidip orada da denetleniyor. Sonra finanse edilme yazısı hazırlanıyor, Bakan'ın önüne gidiyor ve o da ödeme emrini veriyor. Bakan imzaladıktan sonra Banka Transferleri Müdürlüğü'ne gidiyor ve ancak ondan sonra para Kürdistan Bölgesi'nin hesabına yatırılıyor.
Ayrıca bu siyasi bir karardır ve koordinasyon dairesinden çıkması gerekir. Her ay karar vermek zorundalar ve bu bir baskı kartıdır; eğer o süreçteki yetkililerden biri hasta olursa, cenazesi olursa veya izne çıkarsa iş durur. Örneğin, bayramdan bir gün önce maaş parası mesai bitiminden sonra geldi, mesai bittiği için parayı bize vermediler ama biz kendi özel çabalarımızla paramızı aldık. Bayram günü maaş dağıtılan hiçbir yer yoktur. Biri kalkıp ayın 27'sinde veya ay başında maaş dağıtılacak diyorsa doğru söylemiyordur.
Rûdaw: Ayın 25'inde maaşlar dağıtılacak mı?
Awat Şeyh Cenab: Bahsettiğim prosedürler tamamlanmadan hiçbir şey söyleyemeyiz. Biz bunu bir kural haline getirdik; para kendi bankamıza ulaşmadan duyurmuyoruz, çünkü güvenmiyoruz. Siz Rûdaw'da kaç kez maaş tarihini duyurdunuz da ertesi güne veya iki gün sonraya sarktı, neden? Biz hataya düşmemek için bunu yapmadık. Cafer beyin röportajdaki o konusunun bizimle hiçbir ilgisi yoktu, neden bizi örnek gösterdiğini bilmiyorum. Bana telefon ettiğini söylemiş, öyle bir şey yok. Bu yedi yıl içinde, Kelar'daki bir akrabasının işi için beni iki kez aradı, numarası da bende var, birbirimizi tanıyoruz; doğru, çok samimi veya içli dışlı değildik çünkü hiçbir zaman birlikte çalışmadık. Bizim uzun süre yurtdışında olduğumuz dönemde onlar da yurtdışındaydı, döndüklerinde birlikte bir işimiz olmadı, kaynaşma şansımız olmadı. Söylediği doğru değildi, keşke sadece yazsaydı da o röportajı vermeseydi.
Rûdaw: Çok teşekkürler Sayın Bakanım.
Awat Şeyh Cenab: Ben de sizlere çok teşekkür ederim.
