Erbil (Rûdaw) - Irak’ta yeni hükümetin kurulması ve ABD ile yürütülen diplomatik temasların ardından gündeme gelen "silahların devlet kontrolüne alınması" projesi, Şii gruplarını karşı karşıya getirdi.
"Irak İslami Direnişi" çatısı altındaki gruplardan biri olan Nuceba Hareketi, silah bırakma çağrılarını kesin bir dille reddetti.
"Silahımız kutsal değerlerimizin güvencesidir"
Bugün bir bildiri yayımlayan Nuceba Hareketi, silah konusundaki pozisyonlarının sarsılmaz olduğunu duyurdu. Hareketten yapılan açıklamada, ellerindeki silahların Irak’ı, Irak halkını ve dini kutsalları savunmak için var olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Duruşumuz nettir ve asla değişmeyecektir. Direniş silahı bizim onurumuzdur."
Ekrem el-Kabi: Silah kırmızı çizgimizdir
Hareketin Genel Sekreteri Ekrem el-Kabi’nin geçtiğimiz ay yaptığı sert uyarıyı hatırlatan Nuceba, tüm direniş gruplarına "silah bırakmayı tartışmayı dahi reddedin" çağrısında bulundu.
El-Kabi, "Direniş silahı bizim kırmızı çizgimizdir. Bu can bu bedende olduğu sürece o silahlar teslim edilmeyecek" diyerek merkezi hükümet ve ABD’nin taleplerine kapıyı kapatmıştı.
Gruplar arasında görüş ayrılığı: Asaib ve İmam Ali tugayları devreye girdi
Nuceba’nın bu sert tutumu, diğer etkili gruplarının attığı "yumuşama" adımlarıyla taban tabana zıtlık oluşturuyor.
Asaib Ehlil Hak ve İmam Ali Tugayları, geçtiğimiz günlerde yaptıkları sürpriz açıklamalarla, silahların devlete teslim edilmesi sürecine destek verebileceklerini ve Haşdi Şabi bünyesindeki askeri kanatlarıyla bağlarını koparmaya hazır olduklarını duyurmuştu.
Washington’ın "şartı" Bağdat’ı zorluyor
Irak Başbakanı’nın ABD ile yürüttüğü müzakerelerde Washington yönetiminin en önemli şartlarından biri, ordu dışı tüm silahlı yapıların tasfiye edilmesiydi.
Ancak Nuceba Hareketi gibi grupların bu sürece direnmesi, Bağdat yönetimini hem iç güvenlik hem de uluslararası diplomasi açısından zorlu bir sürece sokuyor.



