Haber Merkezi - ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden trafiğe açılmasına yönelik bir anlaşma sağlanabileceği umudu, petrol piyasalarında sert düşüşe yol açtı. Mayıs ayında yüzde 19 değer kaybeden Brent petrol, pandemiden bu yana en büyük aylık düşüşünü kaydetti.
Küresel enerji piyasaları, Washington ve Tahran hattından gelen diplomasi sinyalleriyle çalkalanıyor.
Yatırımcıların "Hürmüz Boğazı yeniden açılıyor mu?" sorusuna odaklandığı Mayıs ayı, petrol fiyatları için son 6 yılın en kötü dönemi olarak kayıtlara geçti.
Pandemiden bu yana en büyük kayıp
Brent petrolün varil fiyatı Mayıs ayı genelinde yüzde 19’dan fazla değer kaybederek, dünya ekonomisinin durma noktasına geldiği Mart 2020’den (Covid-19 pandemisi başlangıcı) bu yana en büyük aylık düşüşünü yaşadı.
ABD hafif petrolü (WTI) ise aynı ay içinde yaklaşık yüzde 17 gerileyerek, Nisan 2025’ten sonraki en sert kaybını gördü.
Trump'ın "Durum Odası" mesajı piyasaları hareketlendirdi
Düşüş trendi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile bir anlaşmaya varmak üzere Beyaz Saray’daki kriz merkezi olan "Durum Odası"nda kurmaylarıyla bir araya geleceğini duyurmasının ardından cuma günü de devam etti.
Kapanışta Batı Teksas petrolü (WTI) yüzde 1,73 düşüşle 87,36 dolara, Brent petrol ise yüzde 1,77 azalarak 92,05 dolara geriledi.
Anlaşma masasındaki kritik şartlar
Donald Trump’ın, İran’ın daha önce reddettiği bir dizi ağır şartı yeniden gündeme getirdiği belirtiliyor. ABD Başkanı'nın masadaki öncelikli talepleri şunlar:
Tahran yönetiminin nükleer silahlardan tamamen vazgeçtiğini taahhüt etmesi.
Stratejik su yolu olan Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir ek vergi veya kısıtlama olmaksızın derhal dünya trafiğine açılması.
Geçen yıl ABD ve İsrail’in düzenlediği hava saldırıları sonucu tesis enkazları altında kaldığı tahmin edilen zenginleştirilmiş uranyumun, ABD ekipleri tarafından çıkarılıp imha edilmesine Tahran’ın izin vermesi.
Piyasalar şimdi Tahran’ın bu şartlara vereceği tepkiyi ve Beyaz Saray’dan gelecek nihai kararı bekliyor.
Hürmüz Boğazı'nın kısıtlamasız açılması durumunda, küresel arzın artmasıyla fiyatlardaki düşüşün sürebileceği öngörülüyor.
